Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:berda143
Eser sıra no:101215eser01


YAŞAMIM

Ağaç ufak bir tohumla meydana gelir. Ve sonra büyür filizlenir, fidan olur. Ve son olarak koca bir ağaç halini almak için bir çok mücadele verir. Vücudunda bir çok çatlak bulunur ya bu, hayata tutunmak için verdiği mücadelede aldığı yaralardır. Benim yaşamımda tıpkı bir ağacın mücadelesine benziyor.

Önce dokuz ay nefesimi bekledim geldi, buldu beni. Sonra ayaklarım… Bir iki yıl geçmeden durabildim üzerlerinde. Sonra sevdiğim, kokusunu sevdiğim yemekler; Üç yaşında onlara da kavuştum. Ben yaşadıkça bulunduğum dünyada geleceğimi gördüm. Bu günüme yasadıkça geldim ve bugünümü güzel görüyorum.

Bugünüme gelebilmek için tıpkı bir ağaç gibi köklerimden başladım hayata tutunmaya. Karşıma çıkan her engelde tutunduğum yerden kopmamaya çalıştım. Karşıma çıkan en ufak engelde pes etmeyerek kurtardım ben hayatımı. Çok kötü bir hastalık vardır ya insanın hayatını bir anda alt üst eder. İşte ben bu hastalıkta birçok şeyle karşılaştım. Her geçen saniyemde ölüme nasıl yaklaştığımı anladım. Bazen ölmeyi istedim, bazen yaşamayı. Atlatmaya çalıştım bu hastalığı, Soran olunca nasılsın diye hep aynı cevabı verdim. ‘‘Benim kanserle çok mutlu bir birlikteliğim var, Biz çok mutluyuz’’ diye geçiştiriyordum. Ama içimde hep bir endişe vardı. Geleceğim nasıl olacak diye. Bu günüme, ayakta durarak her engeli aşarak geldim. Yaşayarak öğrendim her şeyi.
Hayat bugüne kadar pek çok şeyi öğretti bana. İyi ve kötü pek çok şeyi. Birçoğu ise bugünüme iyi, yarınıma ise kötü bakmamı sağladı. Geçmişte yaşadığım kötü şeyler sadece gelecekte daha ne kadar kötü olaylarla karşılaşacağım diye düşündürüyor beni. Birçok şeyi öğrendim ben, dünyadaki ölüm korkusunu öğrendim mesela. Bir hastalığa yakalanarak çaresizce ölmeyi beklemeyi. Canlı bir vücudun kısa bir sürede nasıl bir kemik yığınına döndüğünü düşündüm hep. Gecelerin günahların avukatı olduğunu öğrendim. Gözyaşı var dünyamda… Geceleri korkusuzca işlenen günahlar var. Çaresizce sokakta kalmış yetimler var, soğuktan elleri titreyen. Ellerinde emanetlerle gecelere ‘’korkmuyorum’’ diyen gençler. Korkuyorlar aslında dünyamın kudretinden. Ask var benim dünyamda. Yıldızlara baktıklarında birbirlerini gören sevgililer. İhanet de var dünyamda. Dünyam günahıyla da sevabıyla da güzel, çünkü o benim dünyam, gri renkli dünyam.

Dünyamı bir insana benzetirim. Bir insana nasıl bağlanılırsa öyle bağlandım ben hayatıma. Bu güne gelmeyi böyle başardım. Her attığım adımdan emindim. Sağlam adımlar attım. Bir sevgiliye bağlanırsın ya, hiç kopmak istemezsin, böyle bağlandım ben de hayatıma. Hayatımda olan iki önemli insan sayesinde bu günümü güzelleştirdim; annem ve babam. İyi ve kötü her şeyde yanımda olan ailem. Her adım karşısında yıkılmamayı ailem sayesinde öğrendim. Ve bugünümü böyle güzelleştirdim.

İyi ve kötünün ne demek olduğunu öğrenerek geldim ben bugüne, Ve bugünüm, yaşadığım dünyada bugünüm çok güzel. Çünkü yaşadım yaşıyorum. Yarınım, yarınım için söyleyecek bir şeyim yok, yaşayarak öğreneceğim yarınımı…


önceki eser / sonraki eser