Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:gelecek351
Eser sıra no:110107eser01


HAYATA İNAT GÜLÜMSE

Niye korkar ki insan gelecekten? Sorular mıdır insanı korkutan, yoksa cevaplara hazır olmayışın kendine bile dürüst olamayışı mı?

Niye sorarlar ki büyüyünce ne olacaksın diye? Ne fark eder ki bir şey olamazsam. Niye kısıtlama koyarlar ki hayallere ya da kısıtlama koyulan şey gerçekten hayal midir? Aslında her şeyin sebebi yerli yersiz koyulan kurallar değil midir? Sorular… Sorular… Hayallerimize daha doğrusu geleceğimize koyulan yasaklar… Bütün bunların sebebi uçsuz bucaksız gökyüzünde aklımız bir karış havadayken kurulan hayallerimiz olabilir ama buna karşılık yeryüzündekilerin güzelliğini de unutmamak gerek…

Küçüğüz süte doymamış kadar küçüğüz. Hayallerle büyüyoruz belki de kurduğumuz evcilik oyunlarında. Anne olunca büyüyoruz. Elimize tutuşturulan renkli şekerler gibi yaşıyoruz hayatı. Her renk ayrı sevinç veriyor, yeni umutlar dağıtıyor. Biz ise en pembesinde yaşıyoruz hayatı.

Akıl denen şey bir karış havalarda seyrediyor yaşamı. Gençlik bu olsa gerek. Başımızda esen rüzgârlara inat geleceğe sürüyoruz gemimizi. Karşı çıkıyoruz esarete. Kalbimiz tüm benliğiyle tutsak olmuş özgürlüğe. O kadar çelişkiliyiz yani hayatla, bedenimizle ve kendimizle. Kırıyoruz zincirlerimizi her yaşımızı dolu dolu yaşayarak. Büyüyoruz, hayata inat büyüyoruz. Şimdi hayatın başındayız belki de. Acaba sonbaharlar mı yaşayacağız, yoksa gelen her sonbahara inat yeniden yeniden mi canlandıracağız baharı. Acaba gerçekten istediğimiz yerde miyiz ya da istediğimiz yerde olabilecek miyiz? Düşlediğimiz hayaller, istediğimiz üniversite, istediğimiz hayat ve yaşamak zorunda olduğumuz hayat…

Bundan beş yıl sonra güneşe günaydın deyip aldığımız yol gerçekten istediğimiz üniversitenin yolu olabilecek mi? On yıl sonra yüzümüze düşen ilk kırışıklık için üzülüp yaşlanma telaşı içerisinde mi olacağız yoksa o kırışıklığın bile bizi güzelleştirdiğini düşünüp sevinebilecek miyiz? Yaşanmayan bir hayat erişilemeyene duyulan özlem, gerçekleşmemiş hayaller için ayrı ayrı mı üzüleceğiz yoksa? Bu yüzden ya yaşamı kıyısında durup izleyeceğiz ya da hayat bizi her ıskaladığında sevineceğiz. Ya bundan yirmi yıl sonra aynaya baktığımızda gördüğümüz kişi biz olacağız ya da sadece solgun yansımamız olacak…

Hayatın bitmek bilmeyen karmaşası… Bitmek bilmeyen sorular… Ve gelecek kaygısı… Bütün bu sorunların içinde yapılacak en güzel şey… bütün dertleri, tasayı bir kenara atıp gülümsemek. Kahkaha atarcasına, rüzgara karşı koşarcasına,bir çocuk edasıyla hayata inat kocaman gülümsemek…


önceki eser / sonraki eser