Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:Luna000
Eser sıra no:110106eser02


Elbet Bir Gün Geleceğim

Hatırlar mısınız? Bize küçükken sorulan soruları... “Kaç yaşındasın?”, “Anneni mi daha çok seversin babanı mı?” ve tabi ki asla vazgeçilmez sorulardan biri de “Büyüyünce ne olacaksın?”. O yaştayken “Doktor olacağım.”, “Assolist olacağım.” gibi ailemizin bize söylediği veya televizyonda gördüğümüz mesleklerle cevap veririz. Ben Zoolog olmak istiyordum. Bu isteğimi anneannemin bana izlettiği hayvan belgesellerine borçluyum...

Genelde çocukların meslek seçimleri büyüdükçe ciddileşir. Çünkü o mesleğin ne fedakarlıklar gerektirdiğini öğrenmeye başlarlar; ama bazıları öyle iyi, karakterine tencereye kapak misali uyan öyle meslekler seçmişlerdir ki başına ne geleceğini bile bile, inatla istediği için savaşırlar. Benim böyle bir arkadaşım var. Kendisi avukat olmak istiyor. Eğer siz de onu tanısaydınız bu seçimin ne kadar uygun olduğunu anlardınız. Hayatımda bu kadar inatçı, anaç ve iğneleyici ama bir o kadar da şefkatli ve yardımsever bir insan tanımadım. Tam avukatlığa uygun karakterde . Bana gelirsek, ben hala karar veremedim ne olmak istediğime. Hani çocuklar olgunlaştıkça seçtikleri meslekler de olgunlaşır ya, ben de tam tersi işliyor.

Ben büyüdükçe meslek seçimlerim çocuklaşıyor. Şu anda hedefim şarkıcı olmak. Bu meslek seçimini sevdiğim ve yapabildiğim şeyleri listeleyerek yaptım. Benim en büyük hayalim dünyayı dolaşmak. Bu meslek, benim belki de dünya çapında ünlü olmamı sağlayacak. Belki bu sayede dünya turnesine çıkarım. Ayrıca ben bale yapıyorum ve piyano çalabiliyorum. Bu durum benim sahne sanatlarına yakın olmamı ve müzik kulağımı geliştirmemi sağlıyor. Bunun gibi daha birçok şey beni bu mesleğe yöneltti. Şarkıcı olmak... Büyük bir hayal gibi görünüyor. Çünkü öyle. Bundan olacak kendimi çok bağlamadım bu mesleğe. Onun yerine yedek plan yaptım. Tarih, her zaman benim bir takıntım olmuştur. Özellikle de din tarihi. Hayalperest bir insan olduğumdan kaynaklanan bir durumdur bu belki de. İlk çağ dinleri, Yahudilik tarihi, Hıristiyanlık tarihi, Müslümanlı tarihi... Hepsi hakkında elimden geldiğince bilgi toplamaya çalışıyorum. Planım bu; dinler tarihi okumak. Belki de benim gelceğim budur; bir din hocası veya bir tarih öğretmeni. Şimdilik kendimi sahnelerin büyük yıldızı olarak görebiliyorum. Şiir yazma yeteneğim ve uzun süredir öğrendiğim İngilizce saolsun şarkılarım bile hazır. Belki de birkaç sene sonra Eurovizyon’u kazanan ikinci Türk şarkıcı olurum. Ha, unutmadan bir planım daha var. Eğer hiç birini beceremezsem yönetmen olmak istiyorum. Gerçi filmleri kendim yazar kendim oynarım; ama yine de başarabileceğime inanıyorum.

Bunları başarabilmem için tabi ki bir altyapı olmalıdır. Bu altyapı da okulda kazanılır. Eğer liseyi kazasız atlatırsam inanıyorum ki başaramayacağım şey olmayacak. Lise gerçekten çok zor. Özellikle bu dönemde Türkiye’de verilen lise eğitimi biz gençler için çok ağır. Lisenin ilk senesinde sanki beyine yerleştirilen bir Hard Disk’e (Malum teknoloji çağındayız,) sürekli bilgi yükleniyor. Ve o yüklenen bilgiler o kadar çeşitli ve fazla ki insan adını bile unutuyor. Adımız sorulduğunda verdiğimiz cevaplar: “Kadeş Antlaşması” veya “Function a equals to five” (Anadolu liselerinde matematik İngilizce öğretiliyor sanki Türkçesi çok kolaymış gibi...) gibi anlayamadığım şeyler oluyor. Lise ikiye geçtiğimiz zaman ise ayrı bir dert. “TM mi olsun TS mi, sen zekisin FM’ye gir, olmadı Dil okursun.” gibi konuşmalar başlıyor. Ben korkuyorum bu durumdan. Eğer lisede böyleyse bunun üniversitesi ne olur kim bilir? Annem ve babam kavga ediyolar evde bu konu yüzünden. Annem TS istiyor ama bilmediği şey ise bizim okulda o bölümün olmadığı. Babam ise FM için savaşıyor. Onun bilmediği ise benim matematikten kalmak üzere olduğum. Neyse ki bu benim kararım. Ben dil okumakta ısrarcıyım. Bildiğiniz gibi beni bir yerlere getirecek en önemli şey yabancı dildir. Bir iş başvurusunda bakılan ilk şey kaç dil bildiğindir bu devirde. Eğer fazladan bir dil daha mı biliyorsun, bu seni belki de bu işte daha deneyimli olanların üstüne bile koyar. Gerçi bu yüzden dil okumak istiyorum desem yalan olur. Dediğim gibi ben sadece korkuyorum.

Şimdilik yapacaklarım bunlar. Eğer hiç birini beceremezsem kendime zengin bir sevgili bulup, evlenirim . Kocamla da gül gibi geçinir gideriz...

İşte böyle. Yakın, uzak . Kaygı içindeki geleceğimde beynim de salıncak üstünde bir o yana bir bu yana… Nasılsa bir gün geleceğim de karar kılıyorum da korkularım sırtımda düşe kalka gidiyorum.


önceki eser / sonraki eser