Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:zührem306
Eser sora no:110119eser01


UMUT FİDANLARI

Altın sarısı kumlarla kaplı, çiçeklere bezenmiş uzun bir kumsal. Martılar denizle dans ediyor. Lalelerin arasına oturtulmuş, gökkuşağını andıran rengiyle denize arkadaşlık eden banklardan birine oturdum. Mavi çiçeklerine kelebeklerin dokunduğu elbisem vardı üzerimde. Kucağımda beyaz güllerle kaplı bir paket ve içinde saatler önce yayım evinden çıkmış ilk kitabım: Hüznün Rengi.

Bir gün önce akşam saatlerinde hanımelleri ve sardunyaların süslediği balkonumda oturup sokaktaki çocukları, liseli aşıkları izlerken telefon çaldı. Arayan yayım evinin sekreteri Hülya Hanım'ındı ve kitabımın basıldığını söylüyordu. Telefonu kapatmamla gözyaşları seline düşmem bir oldu. Yüreğim yerinden çıkacaktı, kalp atışlarımı duyabiliyordu. '' Hüznün Rengi'' ilk göz ağrım, doğmuştu.

Heyecanı, şaşkınlığı, özlemi, mutluluğu hissettim iliklerime kadar. Hızlıca ceketimi giyip aşağı indim. Taksi çevirip yayım evine vardım bir solukta. Hülya Hanım karşıladı yine beni. ''Soluklanın biraz, şöyle geçelim.''dedi masasını göstererek.

Masanın üzerinde deniz gibi masmavi bir kitap vardı. Kitabı elime aldım. Bu, benim kitabım, Hüznün Rengi'ydi. Kapak resmi hayallerimdeki gibiydi. Resmi hazırlayan Umut Bey gerçekten beklentimin üstünde, mükemmel bir tablo ortaya çıkartmıştı. Denizle gökyüzünü mavinin en güzel tonuyla birleştirdiği yere bir çift göz kondurmuştu. Bulutların üzerinde el yazısıyla “Hüznün Rengi” yazıyordu. İncitmekten korkarak okşadım onu. Hayallerime dokunabilmenin verdiği heyecan bir kez daha yaş olup aktı gözlerimden. Her bir sayfasında ayrı bir sevinç doldu içime.

Kitabı alıp yayım evinden çıktım. Yürümeye başladım. Eve vardığımda çalışma masamın üzerine koydum ilk göz ağrımı. Bir süre öylece baktım ona.

Kitabın hazırlık aşamasında, ümitsizliğe kapıldığım anlarda bana destek olan, karanlıkta kaldığımda ışığıyla yolumu bulmamı sağlayan biricik dostum Semih geldi aklıma birden. En az benim kadar heyecanla beklemişti o da Hüznün Rengi'ni. Kitabın ilk sayfasına ''Biricik dostuma umutla ve gülücüklerle dolu bir ömür diliyorum.'' yazıp paketledim kitabı. Sabaha kadar oturdum o gece.

Gökkuşağını andıran bankta bunları düşünüp denizi seyrederken Semih geldi. Her zamanki gibi düşünceliydi. Kitabın içinde olduğu paketi uzattığımda şaşkınlıkla baktı gözlerime. ''Bu nedir?'' diye sordu paketi açarken. Bir gün önce benim hissettiklerimi o da hissetmişti. Sevinçliydik, şaşkındık. Kitabın bu kadar çabuk basılacağını beklemiyorduk. Hayallerimizi yavaş yavaş gerçekleştirmenin verdiği hazla saatlerce konuştuk o gün Semih'le. ''Devamı gelecek, tüm hayallerimiz gerçekleşecek.'' dedi Semih ayrılırken. Haklıydı, devamı gelecekti.

Yıllar sonra, yine o altın sarısı kumları kendisine saç yapmış, güzel bir kız gibi denize naz yapan kumsaldayız: Ulusal bir televizyon kanalının muhabirleri Zühre ve fotoğrafçı arkadaşıyla birlikte. Sabahın erken saatlerinde aramıştı Zühre. Masum bir kız çocuğu sesiyle röportaj yapmak istediğini söylemişti. Kıramadım.

Zühre'nin son yayımlanan kitabım ''Kırmızı Zarf'' hakkındaki sorularıyla başlıyor sohbetimiz. ''Hüznün Rengi” doğduğunda duyduğum heyecanı, hayallerimi, diğer kitaplarımı anlatıyor, hayatıma açılan tüm kapıları aralıyordum Zühre'ye. ''Kırmızı Zarf'ta yazdığınız öykülerin aslında gençlik yıllarınızdaki hayallerinizin yazıya dökülmüş hali olduğunu biliyoruz. Bu hayallerinizin hepsini gerçekleştirdiniz mi?'' diye soruyor Zühre. Gözlerine bakıyorum ve kocaman bir gülümsemeyle ''Evet.''diyorum. ''Yazdığım her kitap aslında hayallerimizin, hayatlarımızın fotoğraflarıydı. Hiçbir umut fidanımız hayallerini gerçekleştirmekten vazgeçmesin diye yazdı kalemim. Bugün buradaysam ve elimde umut ve sevgi dolu kırmızı zarflar varsa 'Hayallerimin büyük bir kısmını gerçekleştirdim.' diyebilirim. Nefes aldığım sürece yazmaya devam edecektir kalemim. Ülkemin tüm umut fidanlarının hayallerini gerçekleştirmesini diliyorum. O gün gerçekten hayallerimi gerçekleştirmiş olacağım.''diyerek kocaman gülümsemelerle sonlandırıyoruz röportajı.

Zühre ve arkadaşını uğurladıktan sonra yıllar önce ''Hüznün Rengi'' doğduğunda yaptığım gibi denize bakıyorum uzun uzun. Onlarca yayımlanmış kitabı, sahnelenmiş tiyatro eserleri olan, ülkemin her bir karışındaki umut fidanlarına su serpen ünlü bir yazarım artık. Başarabilmenin verdiği mutluluğu ve sıcaklığı tüm bedenimde hissediyorum.


önceki eser / sonraki eser