Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:aycan481
Eser sıra no:110225eser02


MUM IŞIĞI

Bir mum ışığı arıyorum kendime. Umudum bittiğinde yanacak, karanlıkta kaldığımda beni aydınlatacak. Yağmurlardan ve rüzgârlardan koruduğum, bir gün söneceğini unuttuğum bir mum ışığı…

Düşlerim düşüncelerimi, düşüncelerim hedeflerimi, hedeflerim umutlarımı engellediği zaman bana eğriyi doğruyu, güzeli çirkini her şeyi ama her şeyi öğretecek aradığım mum ışığını buldum. Buram buram tarih kokan tozlu sayfalardan günümüze kadar gelen bilgileri bize aktaran kıymetli öğretmenim…

Ulaşmak isteyipte ulaşamadığım hayallerim, hedeflerim vardı. Bunun için zirveye tırmanırım tam ulaştım derken küçük bir taş takılır ayağıma yere düşürür beni. Ulaşamam hedeflerime. Tekrar ayağa kalkar, tekrar denerim ama bilirim ki her şey için çok geç. Yine de kabullenemem, tekrar denerim kendimi kandırırım başka bir işe yaramaz mücadelem ama vazgeçemem. Tekrar denerim, tekrar düşerim canım yanar ellerime, dizlerime camlar batar ama düşlerim, hırsım bırakmaz, izin vermez pes etmeme.

Yine de bilirim tekrar denersem, tekrar düşerim canım tekrar yanar her şeye rağmen bırakıp giderim hayallerimi, canımın yanacağından korktuğum için bir daha denemem. Çıkmak için bin bir türlü acı çektiğim zirveden yuvarlanarak düşerim, işte o zaman ben biterim…
Böyle bir duruma düşmemek için ortadan küçük taşları kaldırarak sağlam bir merdiven oluşturmama yardımcı olan öğretmenim ellerimden tutar. Merdivenin alt basamağından yukarı yani beni zirveye ulaştıran, hem de hiç düşmeden, acılar çekmeden beni bilinçlendiren değerli öğretmenim…

Fedakâr, şefkatli öğretmenim… İyi ki ellerimden tutup beni bugünlere getirdiniz. Acaba sizin yerinizi tutabilecek miyim? Yani sizin gibi eğriyi doğruyu, güzeli çirkini her şeyi ama her şeyi öğreten, aranan bir mum ışığı olabilecek miyim?

Bu düşüncelere dalmışken benim öğretmen olarak tayinim çıktı. Ben öğretmen oldum. Öğretmenim gibi bir öğretmen, aranan mum ışığı oldum.

Öğretmen olduktan sonra öğretmenliğin gerçektende fedakârlık olduğunu daha iyi anlayacağım. Öğretmen olmayana kadar bunu anlayamam. Aradan birkaç gün geçtikten sonra takvime baktım.

24 Kasım 2011…

Öğretmenler Günü olduğu tamamen aklımdan çıkmıştı. Çiçekçiden bir demet çiçek alıp öğretmenimin yanını yani mezarını ziyarete gittim.’’İşte ben geldim öğretmenim. Aklıma birden gülüşünüz geldi. Gülüşünüz ki bir demet kır çiçeği. Çiçekler hasret kokuyor.’’
‘Ne olursa olsun her yerde ve her durumda daha önce öğrenci olduğunu unutma… Senin için harcanan emekleri boşa çıkarma kızım’ diyen sözleriniz aklıma geldi. Bende size ‘hiç tereddüt etmeyin ve kuşku duymayın hiçbir zaman bu sözleri unutmayacağım. Söz veriyorum’ demiştim ve sözümü tutmaya devam edeceğim.

Öğretmenlik gece bir yıldız gibi parlamak, gündüz bir güneş gibi dünyayı aydınlatmaktır. Karanlık bir odada yanan mum ışığı gibi çevreye ışık saçmaktır.



önceki eser / sonraki eser