Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:ayıcık159
Eser sıra no:110222eser03


ÇEVREYE DUYARLI BİR YETİŞKİN OLMAK

Son zamanlarda gerek yazılı gerekse görsel basında (televizyon, bilgisayar…) dikkatimi çeken doğa kirliliği, ekolojik dengenin bozulması, ülkemizde lükse bağlı olarak otomobil sayılarının artması, toplu taşımacılığa yeterince önem verilmemesi, sık sık gündeme geliyor. Petrolde dışa bağımlı olmamız, kış aylarında kalitesiz kömür kullanımından kaynaklanan hava kirliliğini vb. göz önüne aldığımda, bir şeylerin eksik veya yanlış olduğunu düşünmeden edemiyorum.

Doğal bir enerji kaynağı olan Güneş’ten ve yine doğayla barışık olan rüzgâr enerjisinden yeterli oranda yararlanılmadığını düşünmem, enerji mühendisliği alanına ilgi duymaya başlamamdaki en önemli faktördür.

Kısa dönemde bu alanla ilgili uluslararası yayınları takip edebilmek amacı ile İngilizcemi ilerletmek, bunun yanı sıra birkaç yabancı dil daha öğrenerek bir taraftan dil sorununu çözmek diğer taraftan da üniversite yaşamım boyunca enerjiyle ilgili gerekli eğitimi almak ve bunu geliştirmek için uluslararası yetkin üniversitelerde eğitim görmek istiyorum.

Bu eğitimi tamamlayıp ülkemizdeki güneş enerjisinden yararlanarak evlerde, fabrikalarda vb. elektrikle çalışan tüm eşyaların ihtiyaç duyduğu elektriği üretebilmemiz için gerekli olan panel, plaka gibi teknik buluşların üretimi konusunda çalışmak istiyorum.

Yurdumuzun kışı daha uzun süren, yani güneşi daha az gören bölgelerinde ise rüzgâr enerjisi ile iş yerlerinin, fabrikaların tüketeceği enerjileri elde etmek istiyorum. Çünkü, güneş ve rüzgâr gibi doğal olan, çevreye hiçbir zararı bulunmayan enerji kaynaklarının yeterince kullanılması halinde hem doğamız temiz kalacak hem de petrol ve nükleer enerjinin daha az kullanımı ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracak, ülkemiz, ekonomik açıdan rahatlayacaktır.

Yaşamak için hepimizin ihtiyaç duyduğu suyun çok iyi kullanıldığını düşünmüyorum. Yeterince kısıtlı olan tatlı su kaynaklarımızın bilinçsiz tüketilmesi ve kimyasal atıkların sularımıza karışması, bu suları kullanarak yaptığımız tarımdan elde ettiğimiz sebze ve meyveler insan sağlığını tehdit etmekte; bunun yanı sıra kirli sularda yaşayan canlılar için de olumsuz etkiler görülmektedir. Su kaynaklarının miktarının azalması ve içilemeyecek hale gelmesi ise başlı başına ele alınması gereken bir başka sorundur.

Canlıların yaşaması için zorunlu olan tatlı su kaynaklarının azlığı ya da yokluğu insan sağlığını tehdit ederken hâlâ bundan yeterli dersin alınmaması, mevcut kaynakların bilinçsiz kullanılması ve bu kaynaklara karışan zehirli atıklara engel olunamaması büyük bir çelişkidir . Bu olumsuzlukları yaşamamak için bugünden itibaren çevreye karşı daha duyarlı olmalı, tatlı su kaynaklarını bilinçli tüketmeli ve onların korunması için gerekli özeni göstermeliyiz.
Her ne kadar dışarıdan bakıldığında masum bir enerji çeşidi gibi görünse de bu enerjiden yararlanmak için kurulan hidroelektrik santrallerinin kendi çevresine zarar verdiği su götürmez bir gerçektir. Kurulduğu yerlerdeki ekosisteme çok büyük zararlar veren hidroelektrik santrallerinin sürdürülebilir bir yöntem olmadığını düşünüyorum. Çünkü, bu santraller balıklara, “alg”lere ve bunlar gibi birçok farklı canlıya da zarar vermektedir. Hayvanların bu olası ölümüne karşı şimdiden tedbirler alınması gerektiğine inanıyorum ve gelecekte hayvanların korunması ve nesli tükenen hayvan varyasyonlarının sayısını en aza indirgemek için çalışmalar yapmayı düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki ekosistemdeki herhangi bir canlının zarar görmesi, besin zinciri göz önüne alındığında, diğer canlılara da çok büyük ölçüde zarar vermektedir. Bu olayı basit bir örnekle incelemek gerekirse otların azalması sadece kendilerine değil onları yiyen koyunlara da zarar vermektedir, koyunların sayısının azalması sadece kendilerine değil onlardan yararlanan başka canlılara da zarar vermektedir. Gerek balıkların gerekse başka hayvanların zarar görmesi bizi de olumsuz yönden etkileyeceğinden ekosistemi korumak enerji üretimi sırasında dikkat edilmesi gereken önemli faktörlerden biridir.

Benim bu yaşta görebildiğim böylesine önemli konulardaki çelişkileri gerek ülkemizi yönetenlerin gerekse bilim adamlarının dikkate almamasını anlayamıyorum.



önceki eser / sonraki eser