Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:ayna534
Eser sıra no:110221eser06


YA………. YA DA……

Bir yıl gelecek, büyük sınav kapıma dayanacak. Bir ihtimal –ki bu ihtimal en büyük ihtimal- kazanacağım sınavı, bir üniversiteye gideceğim. Bu üniversitenin ne üniversitesi olduğu önemli değil; çünkü üniversiteyle ilgili bir hayalim yok henüz. Düşüncelerim var; fakat bunlar söylenmez. Çünkü kimse bunları duymak istemez sadece çalışmamızı isteyip eğitim sistemini sorgulamamızı istemeyen insanlar varken çevremizde. Neyse... Yine sorgulamamaya çalışırken bazı şeyleri, üniversite bitecek. Eee, meslek edinmiş olacağım. Etrafımdakiler beni tebrik edecekler hangi dereceyle bitirmiş olursam olayım okulumu. Çünkü elim ekmek tutacak düzeye gelmiş olacağım. Kimse sorgulamayacak, sadece alkış sesleri küfredecek kulaklarıma. İş bulmam gerekecek. Eninde sonunda bulacağım bir iş, çalışacağım. Sonra mı? Sonrası belli, eğer o zamana kadar kemiklerim, atalarımın kemiklerinin yanında değillerse emekli olacağım. Bunca yılın stresi, yorgunluğu, yoğunluğu... Hayalimi gerçekleştirmek isteyeceğim. Kimsenin olmadığı bir yer bulmalıyım önce. Evet, kimsenin olmadığı o yeri bulacağım. Küçücük, birkaç odalı bir ev olacak kimsenin bilmediği denizin kıyısında. Arada sırada sevdiklerimi oturtacağım yanımdaki sallanan tahta sandalyeye, bazen tek başıma kalacağım. Her akşamüstü çay veya kahve içeceğim denizimi izlerken. Deniz, o günkü ruh hâlimi yansıtacak. Bir gün gelecek, deniz dalga dalga... Deniz dalgalı, ruh hâlim dalgalı. Öfkeliyim, kızgınım, kıyılara çarpmaktan bitap... Düşüneceğim ve bulacağım denizin öfkesinin nedenini. Öfke patlaması, bunca yıl yaşayamadıklarımdan olacak. Gençliğime dönmek isteyeceğim. Gözümü kapatacağım, gençliğimde bulacağım kendimi, kirpiklerim ıslak.

Bir yıl gelecek, büyük sınav kapıma dayanacak. Bir ihtimal –ki bu ihtimal en büyük ihtimal- kazanacağım sınavı. Bir üniversite kabul edecek beni. Bu sırada ben yetenek sınavlarına gireceğim tiyatro okumak için. Belki ikisini de kazanacağım, belki birisini... Tiyatroyu kazanmam halinde konservatuara gideceğim. Gün gelecek, okulum bitecek. Bir tek alkış sesi duyulmayacak kulağıma müzik gibi gelen. Sonra yol ikiye ayrılacak. Bir tabelada SEFALET, diğerinde SEFA ET yazacak. Şansım yaver gitmezse kışın donacağım sokaklarda, yazın güneş dans edecek başımda. Belki sadece bir giysim olacak üstümde yırtık pırtık. Yıllar sonra bir yaprak daha düşerken ağaçtan sonbaharla bir, ben de hayattan düşeceğim. Tek bir sözcük rahatsızlık verecek titreyen dudaklarıma: ELVEDA... Pişman olmayacağım; ama şansımın yaver gitmesi durumunda neler olacaktı, demekten kendimi alamayacağım. Bir bakacağım, yine yol ayrımındayım. Yüzünden gülücüklerini eksik etmeyen şansımı yanıma alıp SEFA ET tabelalı yola gireceğim. Birden sahnede bukacağım kendimi. Üzerimde kostümler, el ele selam verdiğim insanlar, nadiren beni sevindiren o alkış sesi... Yılların yorgunluğu şakacı bir çocuk gibi yüzüme çizgiler çizince herkesin kulağında adım kalacak; belki belirgin, belki silik...

Emekliliğime karar vermişken ve son kez tiyatroya çıkmışken, finalde sahnede öleceğim. Ve bu sefer öldüğümde ne en başa dönmek isteyeceğim ne de yol ayrımına.



önceki eser / sonraki eser