Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:bahçıvan099
Eser sıra no:110222eser31


TÜRKİYE’MİN ÜÇ ELEMENTİ -BEN-

Resmine bakıyorum Ata’m. Gözlerine… Kullanılmamış bir gök gördüm masmavi gözlerinde. Ata’m… Atatürk’üm… Yokluğunu varlığımda hissedip, boşluğunu kalbimde dolduruyorum. Göklerinden süzülen yağmur damlalarıyla, oturdum gözyaşlarımı temizliyorum.

Sana layık olacağım Ata’m. Bak göreceksin. İçimdeki fırtınaları bir tek sen bileceksin.
Ülkemde korkunun krallığı hâkimiyette. Ülkemde saltanat hüküm sürüyor. Ama ben Türk’üm. Ben korkmam Ata’m. Göreceksin neler yapacağım.

Korkunun krallığını yıkıp cesaretin cumhuriyetini kuracağım. Vatanımı asla ağlatmayacağım. Korkunun gözyaşlarını silip atacağım. Gözlerde cumhuriyetin pırıltıları, kalpler mutlulukla atacak, göreceksin. Hepsini, hepsini başaracağım. Ben bu güzel ülkenin kahramanı olacağım.
Ayrılık sevdaya dâhilmiş Ata’m. Belki bir gün uzaklaşacağım ay yıldızımın gölgesinden. Ecnebi ülkelerde, ülkem için çalışırken, Türkiye’min özlemiyle yanacağım. Rüyalarımda gidip, bayrağımın gölgesinde ferahlayacağım.

Bir ülkem, bir sen olacaksın kalbimde, üçüncü şahıslarda kaybolmayayım diye. Ama olurda bir felaket sararsa başımı belki… Belki ağlayacağım. Sonra gözyaşlarımı temizleyip devam edeceğim yoluma…

Askıda yaşamayacağım hayatı. Boynuma bir fular bağlayacağım ki; kan kırmızısı. Sonra dışarı çıkıp geceyi izleyeceğim. Gökte ay yıldız yan yana olacak, sevineceğim. Işığı fularıma ulaşacak. Gördüğüm, sanki o çok sevdiğim bayrak. Boynuma sardığım fular, bayrak olacak.
Belki o ülkelerde sevincimi unutacağım. Endişe duyacağım; Türkiye’me bir şey oldu mu acaba diye. Korkacağım. Çünkü ben mecburum vatanıma. Varlığına mecburum.

Kanımla sulayacağım topraklarını, çiçekler yetiştireceğim. Bembeyaz kasımpatılar… Sonra onları kabrine getireceğim. Hiçbiri ağlamayacak. Bilecekler sen ölmedin. Bulutlarda saklanmış bizi izlemektesin.

Alınları bembeyaz olacak onların. Yenilmez olacaklar. Bilginin gücüne inanacaklar. Tıpkı senin gibi.
Her sabah saatim beni uyandıracak. Ben uyku sersemiyken bana seni hatırlatacak. Hemen kalkıp işe koyulacağım. İşlerim gecikirse bela olur başıma, bileceğim. Benim saatimde bir bela çiçeği olacak, yelkovanıyla kovalayacak belaları da. Tek bela kendisi olmak isteyecek başımda. Tatlı belam…
Elimde hiç hüzün kalmayacak. Hüznü arkama alacağım, bakmayacağım yüzüne. Vatanıma tekrar tekrar aşık olacağım kasımpatılarım büyürken. Bembeyaz saflıklarını izlerken hüznün adını bile unutacağım.

Çocuk yumruklu devi yenen dev yumruklu çocuk olacağım Mayıslarda. Doğru ya; o zamanlar Mayıstı. Yağmurlar yağıyordu. Şimdi bitmeyecek Ağustosta batmayacak bir güneş doğuyor. Ben… Ben doğuyorum.

Bazen sislerin hüküm sürdüğü bir iklimde yaşayacağım. Sisler içinde kaybolursa bile gözlerim, vazgeçmeyeceğim. Kalp gözümle en geniş ufukları göreceğim.
Yağmur götürecek beni sonbaharlara. Başlamayacak hiçbir bahar senin için bir daha diyecek. Ama ben güneş olup onu kurutacağım.

Belki karanlıklarda kalacağım. Ay yıldızımı benden uzaklara götürecekler. Işıksız kalacağım. Ama gene kendim güneş olup Türkiye’mi aydınlatacağım.

Belki bazen uzun suskunluklar yaşayacağım. Boşluklar… Ama su olup hepsini dolduracağım. Bıçağın ucu kemiğe dayanacak bazen. Belki kandan bir sel olacak ülkemde. Yapay afetin yarattığı pisliği, ateş olup temizleyeceğim. Tek kan olacak: Göklerde dalgalanacak. Üzerinde ay yıldızımı taşıyacak. Ve ben o sıcaktan bunaldığımda altında gölgeleneceğim. Dünya duvarlarına güneşimi göstereceğim.

Belki bir gün düşman bayrağıma uzanacak, dokunmak isteyecek. Çekip almak belki de… İşte o an rüzgar olup eseceğim. Bayrağım dalgalanacak. Öyle bir ihtişamla dalgalanacak ki; bayrağıma dokunabileceğini sanan akılsız düşman korkacak. Çok korkacak.

Hiçbir zaman toprak olamayacağım. Benim toprağım; vatanım. Ben bu güzel topraklarda kasımpatılarımı yetiştireceğim. Hepsi senin gibi olacak Ata’m. Hepsi benim gibi… Hepsi tam bir Türk olacak Ata’m. Çünkü onları ben yetiştireceğim.
Sana söz Ata’m. İyi bir öğretmen olacağım.



önceki eser / sonraki eser