Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:deniz712
Eser sıra no:110222eser29


UYKUCUDAN ÇIĞLIKLAR

“ Siz gerçekleri söylediniz. Bense uyandırmak için dürttüğünüz bir uykucuyum.”

Hızlı konuşmamda kaybolursunuz bazen, bir anda beni seversiniz, gülümserim. Bazen de her şeye gözlerimi kapatırım, dünyam sessizleşir. Ben, heykel gibi katı ve soğuk...

Susuyorum yine geceye, kulağımda müziğim, aklımda soru işaretleri, elimde kalemim… Tüm seslerimi yuttuğum an yine. Çığlıklarımın boğazımda kuruyuşunun, gözyaşlarımın içime dökülüşünün acısıyla… Ben buyum işte.

Gökyüzüne dalıyorum, sonsuz bulutlar kümesinin güneş ile parlayışına. Kafamı çeviriyorum ağaçlara, cılız ve sararmış olanlara. Tüm yalnızlığımı süslüyorlar derinden. Küçük çocukları görüyorum. Onların yaşına dönmek… Masumluğa, sonsuz mutluluğa, uçurtmalarımızın özgürlüğüne geri dönüş.

Büyüsek de, biz hala çocuğuz dedik
İlerleyen zamanda çocukluğu aradık belki de
Bulamadık; ama vazgeçmedik aramaktan
Büründük çocukluğun zamanlarına
Bu zalim dünyada sahtekârlıkla

Gelecekten bir parça ben hayal ediyorum. Sorular anında düşüyor aklıma. Şimdi kimim, kim olacağım, dünyam ne kadar değişecek? Bu uzun yolculuğun sonunu düşünüyorum aynı zamanda. Şöyle arkama bir bakıyorum: emekleyiş, yürüyüş, koşuş… Ve daha sonra göreceğim derin ve sessiz huzur. Belki yolculuğun yarısında tükenirim, hayat çabuk biter. Belki de hayatımı hüzünlerden çok mutluluklara boğarım, yolculuğumu öyle tamamlarım. Bu yolda yalnız değilim, ilk de değilim.


Geçmişimle ben örüyoruz her yıl, her an geleceğimin duvarlarını. Tırmanıyoruz merdivenleri, sabırla. Bir bakıyorum, üç dört basamak zıplaya hoplaya çıkıyorum. Geçmişim ve gülüşlerim tutmuş elimden. He, bir de sevdiklerim… Bazen de yavaşlıyorum, zamana, tüm yaşantıma yenik düşüyorum. Çığlıklarım korkutuyor, hep yanımda olanları. Şimdi tırmanmak daha zor. Unuturum zamanla, toplarım gücümü herhalde. Hey, düştüğüm yerden kalkmama yardım edecek biri var mı ?

Bilemiyorum. Zaman kavramı içinde boğuluyorum. Bir an kendime gelip her anın tadını çıkartıyorum, hayallere dalıyorum. Bir an da …

“Kaçıp evden uzaklara
Şehre bakalım aylak aylak
Kaçıp gerçeklerden uzaklara
Hayallere dalalım teslim olmadan …”

Redd

Rüya görüyorum hayaller denizinde. Soyutluklar gökyüzüm. Kelimelerim kuşların müthiş şarkısından. Doğa da fısıldıyor bir şeyler. Denizin kokusu tüm benliğimi kaplıyor. Dipteyim şimdi, rengârenk balonlar. Hem de denizin altında. Garip! Yaklaşıyorum, balıklar da çevremde. Bütün balonlara dokunmak isteğiyle doluyum. Dokunsam zarar verir miyim? Yoksa böyle mi kalsalar? Bir tanesine bile dokunmadan çıkıyorum denizden. Daha umut var, diyorum. Şimdi mutluyum işte.
.
Çocukken kısa cümleler kurardım. Başı belli, sonu belli: noktalı. Büyüdüm, karmaşıklaştım. Uzattım cümleleri, üç nokta koydum geleceğe, keskin noktalara rağmen. Bazen ağladım satırlarca, sonunu ünlem gördü ancak.

Ben aynı anda geçmişimi ve geleceğimi istedim. Ah, ben şimdiki zamanda unutuldum! Kayboldum.

Geçmiş ve ben… Bir zaman sonra körleştik, sağırlaştık ve dilsizleştik birbirimize. İstemez oldum onu.

Duy beni gelecek! Sana yalan söyledim. Ben sorumluluk istemedim, gözyaşlarıyla dolu somurtmuş yüzler, yorgun şehirler dilemedim. Aslında ben seni istemedim. Beni… Gerçek beni istedim.

Şimdiyse içimde zorlayan bir yaşama isteği. Tüm zincirlerini kırmış, hüzünlerini boğmuş mutluluklarıma. Beni sürüklüyor hayatın içine, gerçeklere. Nefes alıyorum galiba. Veremiyorum. Sonum…

Noktalama yanlışlarıyla dolu bir hayat benimkisi.


önceki eser / sonraki eser