Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:denizkızı654
Eser sıra no:110205eser02


BENİM DÜNYAM

Utangaçtır çoğu, anlatamaz derdini kimi, belki de anlatacak bir dost bulamaz kendine. Benim sırdaşımda kalem ve kâğıt. Ne dinlemekten bıkıyorlar, ne yazmaktan usanıyorlar, nede yazılmaktan. Bazıları elde edemeyeceklerini hayal eder, bazıları da olmayan ama var olmasını istediklerini. İşte ben olmayıp da nasıl oldururuzları hayal edenlerdenim. Gerçek dünyada olmayanları hayal dünyamda var ediyorum. Bunlar bile beni sevindirmeye yetiyor. Birde yağmurdan sonra çıkan gökkuşağı sevindiriyor beni. Onu görünce hiçbir zaman umudun kaybedilmemesi gerektiğini anlıyorum. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak deyimi benim için artık doludan sonra gökkuşağı, rengârenk bir dünyanın geleceğini hatırlatıyor. Yani her başarısızlık büyük bir başarıyı işaret eder anlamını ortaya çıkarıyor benim için.

En çok su rahatlatır insanı. O suların dalgalar halinde kıyıya vurması. Gemilerin dalgalarla salınması ve mis gibi deniz havası. İnsana derdini, kederini unutturan bir mucize. Bu mucizeleri sayesinde seviyorum denizi. Denizkızı oluyorum aniden, bir anda bağlanıyorum koptuğum dünyaya, giriyorum o eşsiz güzellik rüyasına. Adeta kendimi kaybediyorum huzur yolunda. Bulut rahatlığında ve yumşakça yüzüne vuran rüzgâr. İçini okşayan, içindeki küçük çocuğu çıkaran o sıcak el. Benimde çocuk ruhumu yeniden alevlendiriyor. Çocukluğumu, çocukluğumun şekerlerini, pamuk şekerini, elma şekerini, kâğıt helvasını özletiyor. O günleri yeniden hatırlatıyor.

“Nokta her zaman bir son değildir. Bazen de kendinden sonra gelecek olan harfin büyük olacağını gösterir.” Demiş Adam FAWER. Ben noktadan önce gelen cümlenin başındaki büyük harf olmak istiyorum. Noktadan sonra başarılarımın anlatılmasını istiyorum. Başarısızlıklara rağmen başarmak, yenilgilere karşı yenmek istiyorum. Zor değildir kalpten isteyince başarmak. Bir yarıştaymış gibi sonuca ulaşmak.

Hayat her insana farklı, bütün insanlar kendi hayatlarını yaşıyor. Kimi gerçeği oynasa da, birçoğu rol yapıyor. Rol yapan sahte insanlara gerçek dünyayı anlatmak için tiyatroyu çok seviyorum. Gerçek dünyanın nasıl bir yer olduğunu anlatmayı, gerçek dünyanın hüznüne rağmen onları güldürmeyi, hüzünlerini unutturmayı, bazen de ta içten hüzünlendirmeyi seviyorum. Tarih, geçmişimiz, beklide soyumuzun dayandığı Âdem ile Havva. Zaten geçmişimiz geleceğimizin temeli ve aynası değimlidir. Osmanlı nasıl kurulmuş, neden? Kurulduysa nasıl yıkılmış, kim yıkmış? Geçmişimi öğrenmek için okuyorum tarihi, yeniden canlandırıyorum gözümde. İnsanlarını seviyorum bu vatanın. Bu yüzden seviyorum tarihi. Sanki yeniden yazıyormuş gibi hissediyorum kendimi.

O kadar adaletsiz bir dünyadayız ki insanlar insanları öldürmelerine rağmen, yerlerde sürükleyip ceza almıyorlar. Kimse buna bir dur demediği gibi umursamıyor da. Bu adaletsizliğe bir dur demek için hâkim olmak istiyorum. Haklının hakkını korumak, mazlumun gözündeki yaşları dindirmek için istiyorum. Bu dünyada da bir adaletin olduğunu ispatlamak istiyorum.

Hakkını koruyabilmeli bence insan, söküp almalı gerekirse ama kuralına uygun bir şekilde olması için çaba sarf etmek istiyorum. Alın teriyle kazanmak kendi zaferimi başlatmak istiyorum. Susarak kimse bir şey yapamaz susanların adına konuşmak, onların yüzünü eğdirmemek istiyorum.

Her çocuğun bir umudu vardır. Kimi gerçekleştiremese de gerçekleştirme arzusuyla yanar. Bende o çocuklar gibi umutlarımı yaşatmak onları gerçekleştirmek istiyorum. Tarihe geçmek istiyorum kimi zaman, kitaplar yazmak, kendimi, yapabileceklerimi anlatmak istiyorum. Kanıtlamak istiyorum, anlatmak, anlatılmak istiyorum. Bu dünya için yeni fidanlara yol olmak istiyorum. O yolda yürüyenleri görüp gururlanmak istiyorum. İşte benim olmasını istediğim geleceğim.

Bu dünya barış dünyası, barışı yaşayamasa da. İşte bu gerçek dünya ve bunu yaşayan insanlar. Hayat herkese farklı, bütün insanlar kendi hayatlarını yaşar. Buda benim dünyam. Hayal, gerçek, beklide yalan ama önemli olan benim olması ve ona sahip olmam.


önceki eser / sonraki eser