Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:ela187
Eser sıra no:110215eser03


GELECEK:YARINLARIMIN DÜŞÜ

Her insan başını ellerinin arasına alır ve düşünür. Alabildiğine düşünür. Olur veya olmaz kavramlarını bir kenara bırakır ve kaygısızca düşünür.

Eskiden çocukluk hayallerim vardı benim. O kadar masumlardı ki… Her zaman oyunlar üzerine kurardım onları. Bebekler, oyuncaklar ve de çikolatalar.

Sonra biraz daha büyüdüm, hayallerimde öyle. Sanki dünyayı uçsuz bucaksız görüyordu gözlerim. Düşlerimde, arkadaşlarım, cicili bicili giysiler, kurdelalı ayakkabılar yer almaya başladı. Ömrümü sokaklarda geçirebilirdim sanki o yıllarda.

Günler akıp geçti ve ben biraz daha büyüdüm. Sonra ne olduğunu anlamadan okulun içinde, kitapların arasında buluverdim kendimi. Oysa kısa süre önce küçücük odamda kırık dökük oyuncaklarımın arasında büyülü, masalımsı bir dünyada yaşıyordum. Ama şimdi çözmem gereken testler, başarmam gereken sınavlar vardı. Daha yolun başında olduğum halde her şey çok ağır geliyordu. Geleceğin getireceklerini bir bilseydim…

Ben gitgide büyüyordum. Hayal kurmak da istemiyordum artık. Çünkü ayakkabısı benimkinden güzel diye kıskandığım kız geliyordu aklıma ya da ben öyle düşünüyordum. Okulda bir not yarışı başını alıp gitmişken ben bir kez daha çocukluğumu unutmuştum. Hayatıma kötü duygular girmeye başlamıştı bile. Düşlerime de bulaşmıştı bu kötü duygular. Dünyanın yükü omuzlarımdayken ben için için ağlıyordum. Kararan hayallerimde…

Artık oyun oynadığım parkı, tırmandığım ağacı okula gidip gelirken görebiliyordum. Sabah okula gitmek, oradan eve gelip derslere gömülmek haftalık yayın yapan televizyon kanallarına çevirmişti beynimi. Bir gün okuldayken öğretmenimiz büyüyünce ne olmak istediğimizi sormuştu. İşte ben de o gün hayallerime yeni bir konu başlığı bulmuştum.

Tam her şey yolunda dediğim sırada ben farkında olmadan yine büyümüştüm. Bir de dershane çıkmıştı piyasaya. Ben de böylece haftalık yayınıma yeni bir dizi daha eklemiş oldum.

O sıralarda oluşan uzay merakım beni dünyanın da dışına çıkardı. Evet ben astronot olmak istiyordum. Sanırım…

Sanki ertesi gün uyandığımda ilköğretim yıllarımın sonuna gelmiştim. Uzaydan gerçek dünyaya dönüş yaptı hayallerim. Masum hayalleri olan bir çocukken, şimdi hayallerimi anlattığımda inanacak çok az kişi bulurum.

Ben bir sıraya koydum geleceğimi… Önce okulumu bitireceğim, sonra da bir iş bulup çalışacağım diyorum. Ama bunları söylerken bir yerlerde bir hata hissediyorum. Sonra hayatıma bir göz gezdiriyorum. Ne yaşamışım ki ben, nasıl yaşamışım? Sonra gelecek planlarıma bakıyorum. Ne yaşamayı bekliyorsun ki, diyorum kendi kendime. Bozuyorum bütün planlarımı… Yaşayacağım diyorum… Dünyayı dolaşmak istiyorum. Amerika’yı, Mısır’ı ya da hayatımın aşkıyla Paris’i…

Bir martı gibi hür ve bir aslan gibi cesur olmak istiyorum hayata karşı. Hem kariyer yapmak istiyorum, hem de hayata borçlu kalmamak. Ama üç günlük dünyayı küçük bir masanın etrafında emekliliğimi bekleyerek geçireceğimi hiç sanmıyorum.

İnsanları yüzlerinden tanıyorum. Yapmak isteyip de yapamadıklarını yüzlerinde görüyorum. Onları gördükçe kendimde yaşıyorum. Aslına bakarsanız, bunları yaşayan veya yaşamayan bütün insanlara göstermek istiyorum gördüklerimi.

Ben bir oyuncuyum aslında. Çünkü onlardan etkilenip dışarı yansıtıyorum her şeyi. Evet, evet sevdim bu işi. Oyuncu ya da tiyatrocu, ne ise… İçimde olan şey bu. Tabi bu haberi öğrendiklerinde çevremdekilerin tepkisi ne olur bilemem, ama kararlıyım bu sefer. Romeonun Julieti ya da yakışıklı prensin külkedisi olmak beni çocukluğumdaki hayallere geri ışınlayacak sanki.

Çalışacağım, gayret edeceğim. Başarmalıyım. Çünkü bir yerde durmamalı her şey. Hayat katı bir lokma gibi boğazıma takılmamalı… Aslında çok bir şey istemiyorum ki…

Hayallerim gerçekleşsin istiyorum. Gerçekleşsin ki gelecek sadece yarınlarımın düşü olarak kalmasın.


önceki eser / sonraki eser