Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:eylül219
Eser sıra no:110223eser35


ÖLÜP GİTMEMEK

Ben çoğu zamanlar umutlu hissederim kendimi. Herkesi severim. Her zaman gülerim. Mutlu görünürüm. Beni yakından tanıyanlar ise "Hayır" der,"Mutlu değilsin ! " Yorgunsun der annem hep, ne kadar dinlenirsem dinleneyim,hiç gitmez o bitkinlik üzerimden. Karizmam çizilmesin diye ağlamam öyle her şeye ama yalnız kaldığımda,içime biriken ne kadar gözyaşı varsa çıkar ortaya. Kimse bilmez,kimse görmez... Babam, yaşadıklarından dolayı erken olgunlaşacaksın,der. En çokta babam tanır beni.Gözlüğü insanların kalbini gösterir sanki.Sadece beni değil,herkesi anlar,tanır o.Küçüklükten beri "Büyüyünce kime benzemek istersin?" gibi sorular sorulduğunda,"Babam gibi olacağım ben!" derim.Hep, en çok onunla yalnız kalmayı, dertleşmeyi, gülmeyi, paylaşmayı severim. Geleceğimi etkileyecek en temel insan babamdır. Bu yüzden güvenirim geleceğime. Başarılı olacağım ben. Herkes çocuğuna "Bak Ali Bey ile Ayşe Hanım'ın kızına,neler kazandı, neler başardı, az çalışsan da onun gibi olsan!" diyecek. Herkes çocuğunu benimle kıyaslayacak.Annemle babamın, başarılarımı duydukça gözleri dolacak, gurur duyacaklar benimle. Hiçbir zaman korkmadım ben geleceğimden. Zor zamanlardan geçsem de,hep bir şekilde çıkacağım düzlüğe.

Büyümek zor iş. Hani küçükken abimize, ablamıza özenip Allah'a "büyümek" için dua ederdik ya, bilseydim hiç etmezdim. Küçükken ne güzeldi. Kalkardın, annen saçını yapardı, okula giderdin. O zamanlar okul; ders, sınavlar ve korkutucu öğretmenler demek değildi. Arkadaş, oyun, eğlence hatta benim için matematik demekti!Sonra okuldan döner, annenin hazırladıklarından atıştırır, sokağa arkadaşlarınla seksek oynamaya çıkardın. Hava kararmadan eve girerdin. Annen "elini yüzünü yıka, sofraya gel." derdi. Ailecek yemek yerdiniz. Yemekten sonra ödevlerini yapardın. Takıldığın yerde baban yardım ederdi. Sonra televizyona izin çıkardı. Televizyon izlerken uyuyakalırdın. Annen seni yatağına taşırdı. Öper koklar, güzel rüyalar gör, derdi. Sen duymazdın ama o söz annen için önemliydi.İşte böyleydi. Kolaydı. Hani dedim ya, benim için okul matematikti diye, şimdi ise korkulu rüyamdır matematik. Böylesine değişir her şey. Onlar değişirken,sen de aynı kalamazsın elbette. Değişirsin, büyürsün, akıllanırsın, farkındalık başlar.Evet,bence üzücü ama her şeyin farkına varmaya başlarsın. Geleceğini düşünmeye başlarsın. Belki, fikirlerin her sene değişir ama mutlaka herhangi bir şeyde kararlısındır. Eğer değilsen, kendin büyümüş olsan da fikirlerin büyümemiş demektir. Mesela ben dışarı çıktığımda, elinde bir-iki pazar poşeti, yorgun argın evine, çocuklarına yemek hazırlamaya giden kadınlar görüyorum.Sonra düşünüyorum, ben onlar gibi olmak istemiyorum. Evet, dünyanın en kutsal işini yapıyorlar."Annelik" yapıyorlar ama, belki çoğu hiç okumadı bile,"üniversiteli olmak" nedir bilmiyorlar.

Hayatları, kocaları ve çocukları arasında gidip gelmiş ve hala öyle devam ediyor.
Ben, öyle bir yaşam istemiyorum. Ölüp gittiğimde, arkamdan sadece yakınlarımın değil, tüm ülkenin hatta tüm dünyanın ağlamasını istiyorum. Yaşamak vardır birde yaşamın kıyısından geçip gitmek vardır. Ben "yaşamak" istiyorum. Ben ölüp "gitmemek" istiyorum...


önceki eser / sonraki eser