Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:fatih312
Eser sıra no:110219eser04


HAYALLERİM VE BEN

“En umutsuz halinde bile sana umut bağlayanları düşün”. İşte bu söz umutsuz hallere düştüğüm zaman bana el uzatan bir cümle olarak hafızama işlemiştir. Hayallerim, umutlarım ulaşmaya çalıştığım amaçlarım var. Bu hayallerimi gerçekleştirmek için elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Ama bazen oluyor ki umutsuzluk deryasında yüzüyorum. Böyle zamanlarda aklıma beni bekleyen masum çocuklar, analar babalar ve ailem geliyor aklıma. “Yapmalısın umudunu yitirmemelisin” diyorum ve daha bir dört elle sarılıyorum hayata ve hayallerime.
Henüz bir lise öğrencisiyim ama önümde hayatımı değiştirecek hayallerime adım attıracak önemli olan bir sınav var. Bu sınavı kazanmak ve hayalini kurduğum bir üniversiteye ve mesleğe kavuşmayı amaçlıyorum.

Gelecek hayalim ise dünya çapında önemli bir cerrah olmak. Lokman hekim gibi “Yaralara derman, gönüllere ferman olmak’’ istiyorum. Fakat hayat sadece bir sınava sığdırılıyor. Bunu düşündükçe hayallerim ümitlerim gözlük camları gibi buğulanıyor. Sonra bir söz kalbimin içindeki o göz gözü görmeyen bulutları gözümün önünde inen o inatçı buğuları çözüyor ve işte ben şöyle diyorum: “ Hayat sen inatçısın ama ben senden daha inatçıyım. Benim hayallerim, bitmek bilmez ümitlerim var.” İşte bu düşünce kalbimdeki karartıyı birden bire siliyor. Aslında zor bir hayatın içinde yaşıyoruz belki bunları aklıma getirmemem lazım ama olmuyor işte bazı şeyler örtbas edilemiyor. Binlerce milyonlarca insan üniversiteden mezun oluyor. Nice ümitler ve hayallerle hayata atılmak için çırpınıyorlar. Fakat çoğu insan hak ettiği yerlere gelemiyor. Bir insanı sadece sınavlarla değerlendiriyorlar. Bu insan zaten okumuş üniversiteyi bitirmiş finallerden ve vizelerden iyi puanlar alarak belli bir noktaya gelmiş ve işte önünde gene bir sınav. İşte insanoğlu sürekli bir çabalama içinde.

Hayatının sınav oluşunun penceresi altında ömrünü çoğunun o sınav senin bu sınav benim diyerek harcayıp bitirdiği bir tiyatro sahnesi gibi çocukluğu gençliği ve işte ihtiyarlığı diyerek son bulan bir perde gibi… Kurallar var işte belli kurallar Türkiye şartları sadece sınavlar sınavlardan önce stresler ağlamalar bağırmalar bitmek bilmeyen gece nöbetleri ve hiç dinmeyen mide ağrıları. İşte öğrencinin ve öğrenci olup bitirdikten sonra insanın hali. Dedim ya yapacak bir şey var mı yok mu orasını ben bilemiyorum. Ama bir öğrencinin elbette hayalleri amaçları vardır. İnsanın şunları da düşünmesi gerekli okuyorsun sonra bitirince ne olacak durumlar. Televizyonlarda yüzlerce haber var. Hep bir problem hep bir çıkmaz hayat hayal kurmadan yaşanmaz. Eğer bir insan hayal kurmuyorsa yaşıyor sayılmaz. Bildiğim tek bir şey var bir keçi gibi inatçı bir insan gibi sabırlı olmak ve hayallerim uğruna bazı şeylere katlanmak ve çalışmak zorundayım. Dertli olanlara derman olacak tatlı diliyle yürekleri ferahlatacak bir doktor olmak istiyorum. Dertlerinin dermanı için yaşlı gözlerle bekleyen annelerin babaların evlatların yüzündeki tebessümü derinleştirecek umutlar bulacak bir doktor… Yaşamın anlamı, “Hayatı tatlandıracak bir el, kurumuş topraklara inecek bir damla yağmur gibi adı sanı duyulmamış. Yok mu buralarda bir insan eli?” diye bağıran insanların yanında olacak tatlı diliyle ilmiyle fenniyle onların elinden tutacak bir doktor olmak istiyorum. Türkiye’nin adını tıpta duyurmak işte bu da Türk doktoru dedirtebilmek için çok çalışmalıyız.

Hayat iki sandalye arasında oturmakla tükenir tükenmez değil önemli olan hayatı verimli yaşamaktır. Bu ülke için önemli adımlar atmak kendimi gelecekte Türkiye’ye ve Dünya’ya faydalı olacak bir hekim olarak görmeyi amaçlıyorum.



önceki eser / sonraki eser