Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:gece113
Eser sıra no:110222eser26


İNSANLIĞIN HİKÂYESİ

İnsanlar doğar, insanlar ölür; insanlar yaşar. Kendileriyle, kendi hayatlarıyla, kendi benlikleriyle… İstekleri, tutkuları, düşünceleri, duyguları… Yaşamlarını oluşturur bunlar ve birleştikleri nokta kişinin yolunu gösterir. Karmaşanın içinde bir yol belirir önlerinde. Kimi zaman engellerle karşılaşacakları, kimi zaman pes edecekleri noktaya getiren onları, kimi zamansa dönüp arkalarına bakacakları yol ilk nefesleriyle başlar. Kendini tanımalı insan, karşılaştığı mor bir kelebekle birlikte uçup yükselebilir yeryüzünden, bir ormanın içinde yeşil yaprakların arasında kaybedebilir kendini, belki karların içinde bir kulübede tahta bir masanın başında önündeki kâğıtlara yazarak belki de sonsuzluğa açılan bir geminin içinde güneşin doğuşuyla kaybeder ve bulur kendini. İlk nefesiyle başlayan bu yolculuğu avuçlarının içinde görmeli bazen, bazense sadece durup dinlemeli, gözlerini kapatarak kendini dinlemeli. İlk adımını fark etmeden atmaya başladığı, kum saatinin daha farkında olmadan çalıştığı avuçlarından uçup havaya karışan değerlerin farkında olmaya başlamalı. Kimi zaman avuçlarının içinde tutabilmeli değerlerini, kimi zamansa gitme vaktinin geldiğini fısıldamalı.

Kendi adımlarının farkında olmalı, yolculuğunun farkında olmalı, kendinin farkında olmalı. Karşılaştığı aynalarda gördüğü şeye şaşmamalı, ondan korkmamalı, nefret etmemeli, sevmese bile bilmeli kim olduğunu. Doğanın ona anlatmasına izin vermeli yaşamın tutkusunu, yaşamın bir tutkuya dönüştüğünü görebilmeli kimi zaman. Bazen boş verebilmeli. Özgürlüğünü hissedebilmeli, aldığı her nefesi hissedebilmeli. Hayallerinin, gözlerinin önünde oluştuğunda hissedeceği o duyguyu öğrenmek için fırsat tanıyabilmeli kendine. Hayalleri geleceğini oluşturabilmeli, hayalleri geçmişini oluşturmuş olabilmeli; kendisi ise tüm yaşamını oluşturup tamamlamış olabilmeli hikâyesini.

Her insanın yolculuğu, ilk nefesiyle son nefesini verdiği zamandaki ilerlemesiyle oluşur bu yolculuk bittiği an kişinin hikâyesi oluşmuştur. En son avuçlarında bir hikâye olacaktır buna baktığında kendini başkahraman olarak nitelendirebilecektir bazen, oysa kimi zaman hayatı oluşturan şeylerin hepsinin bir başkarakter olduğunu fark edecektir. Hayalperest olduğu için suçladığı çocuğu ya da fazla ciddi olduğu için sitem edilen bir arkadaş, hepsi kendi yolculuklarının bitişinde hikâyelerinin başkarakteri olacaklardır. Geçen gün evine giderken gözüne takılan minik kedi bile belki bir başkahramandır; bu yüzden olmalı canlılara saygı.

Ben bir başkahramanım, bazen hikâyemi anlatırım bazense geri çekilir sadece izlemeyi umarım. Kum saatinin bitmesini beklemem sadece, bunu bazen karşılaştığım durumlar sonucu pes edip yapmaya çalışsam bile içimdeki bir şey buna izin vermez ve tekrar yürümeye devam ederim. Hayatı izlemenin hoşuma bile gittiğini söyleyebilirim, insanları izlemenin de öyle. Bir hayalin ardından neler keşfedebileceklerini fark etmelerini umarak hayatları izlerim. Gerçek mutluluğu merak ederim ben, ne insanların hayranlığına ne de insanların düşüncelerine yer verir
hikâyesinde mutlu insan. O kendini tanır ve mutluluğunu bulur gördüğü ve duyduğu şeylerde.
Her insanın içinde yer alan yaşam kıvılcımını ayakta tutan bir şey vardır, hayata bağlar onu. Kimi zaman ne kadar karamsarlaşırsa kişi onu tekrar hayata döndürebilen parçasıdır bu kıvılcım: tutkudur bu. İnsan hayatına tutkularını yerleştirerek huzurla ilerler yolunda, mor kelebeğini takip ederek oluşturur geleceğini. Tutkularını gerçekleştirme hedefiyle devam eder yoluna, hikâyesinin sonunda huzurlu olmayı umarak.


önceki eser / sonraki eser