Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:güneşli yarınlar576
Eser sıra no:110223eser33


BİR UMUT YARINLARDA

Gözlerimi yumup düşlüyorum bazen,’’Bugünden nasıl yarınlar çıkar?’’diye düşünüyorum.Düşündükçe sanki birbirinden beter kabuslar görüyorum.Neden mi?
Her sabah yolda giderken bakıyorum etrafıma.Her gün aynı insanlarla karşı karşıya geliyorum belki ama bundan emin bile olamıyorum.Mahallenin bakkalı,manavı,dolmuş bekleyen sakinleri…Hiç kimse birbiriyle muhatap değil.Konuşmak,insanlara bir’’Merhaba!’’deyip yüzlerine bakmak ne kadar da zor değil mi(!)Yüksek katlı apartmanlara bakmak ve kendi kendine konuşmak daha cazip anlaşılan ama ben bu durumdan bir türlü haz alamadım.

Annemin küçükken okula gittiğinde mahallenin komşularıyla,esnafıyla her sabah ‘’merhaba’’laşıp,ayak üstü de olsa o güzel sohbetlerinin yerini şimdi bomboş bakışlar,korna sesleri aldı.Annem bana bu güzel anılarını anlatıyor;sanırım ileride ben de çocuklarıma her sabah duyduğum o güzel korna seslerini ve selamlaştığımda uzaylıymışım gibi davranan insanların hallerini anlatacağım.

Bir diğer neden ise içinde bulunduğum günümüz nesli…Ne yazık ki karşılaştığım çoğu olaydan dolayı bu nesilde olmaktan utandığım zamanlar oluyor.Yolda giderken bir büyüğe yol vermek,saygı göstermek,Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkmak,kültürel değerlerimizi korumak,dilimiz hakkında hassasiyet göstermek yadırganan davranışlar.
Okumak,öğrenmek,çalışmak deseniz ona keza.Bu üç faaliyet o kadar zor geliyor ki.Kime sorsam şikayetçi;öğrenmeye,ilerlemeye kapalı.’’Bu mudur Türk gençliği?Bu mudur Atatürk’ün çalışmayı,ilimi,bilimi öğütlediği evlatları?’’diyorum ve korkuyorum kendimizi geriliğin,tembelliğin içinde bulacağız diye.Düşünmekten,uygulamaktan,görmekten ve anlamaktan öyle yoksun bir haldeyiz,ki bu ulusumuzun genelinde görülüyor,kaptırdık kendimizi sürüklenip gidiyoruz bu farkındasızlıklar nehrinde.

Umutsuzluğum bu kadarıyla kalsa yine iyi…Git gide kopuyoruz benliğimizden,kimliğimizden.Türkçe şarkılar dinlemek,ozanlarımızdan,halk şarkılarımızdan bahsetmek küçümsenen olaylar.Kendi lezzetlerimiz yerine ‘’fast food’’denilen yiyeceklerin yenmesi harika bir damak zevki.İthal mal kullanmak,kendi malımızı kullanmaktan daha cazip.Türkçe konuşma diye bir şey yok.İki üç cümlede bir,cümle içine sıkıştırılmış caf caflı yabancı sözcükler,adım başı Türkçe-İngilizce karışımı levhalar…Çok ilgi çekici,önemli bir erdem ‘’evet’’yerine ‘’yes’’, ‘’hayır’’ yerine ‘’no’’, ‘’tamam’’yerine ‘’okey’’gibi sözcükler kullanmak.Ve tüm bunlarla mücadele etmek banallik ya da aşırı ırkçılık.Pardon ama biz Atatürk’ün sahip çıkmamızı vasiyet ettiği cumhuriyetimizin,ulusal değerlerimizin ve dilimizin bekçileri değil miyiz?Ulu Önder’in bütünüyle uygulanması gereken ilkelerinde yok mudur milliyetçilik ilkesi?Yozlaşma ile batılılaşmayı,çağdaşlaşmayı ayırt edemiyoruz.Ve sözde bunları halkımız biliyor ama uygulamaya gelince ‘’tık’’yok.Sigara içen birinin sigaranın zararlarını anlatması gibi garip bir durum.Şimdi açıyorum gözlerimi ve soruyorum sizlere;ben mi çok abartıyorum yoksa gerçekten kötüye giden bir şeyler var mı?

Tarihimize bakınca her şeye rağmen,bir umut vardır diye düşünüyorum.Türk ulusu ve genci ecdadını er ya da geç tanıyacak ve damarlarındaki asil kanda bulduğu güç ile geleceğine,cumhuriyetine ve benliğine sahip çıkacaktır.Karanlıktan aydınlık,yoktan var elde eden Türk ulusu,bu kötü gidişata son verecek,bu kabustan uyanıp güneşli günlere’’Merhaba’’diyecektir.

İşte benim en büyük hayalim Ulu Önder’in izinde kendime,aileme ve ulusuma fayda sağlamaktır.Bu kötü gidişata son verilmesinde ve kimliğimize sahip çıkılmasında mücadele etmek,elimden gelenleri yapmak ve Türkiye Cumhuriyeti savcı ve yazarlarından biri olmaktır.



önceki eser / sonraki eser