Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:hayat402
Eser sıra no:110217eser03


BİR DENİZ MİSALİ YAŞAM

İyi bir geleceğe sahip olmak biz insanların elindedir. Bizlerin gayretleri, çabaları, çalışmaları, hayata karşı dimdik ayakta durmamızın en büyük hediyesi bize verdiği en büyük armağandır bir gelecek. Yaşam çok zordur. Hele ki hayatın zorluklarının yavaş yavaş içine girmişsen çıkmaz bir sokak gibidir yaşamak. Bütün bu zorluklara göğüs germek ve en önemlisi de yaşama sevincini yani hayallerimizi kaybetmemek bağlar bizi bu dört tarafı duvarlarla çevrili kırık dökük hayata.
İnsanlar günden güne büyüdükçe kendileri değiştikleri gibi hayata olan bakış açıları da değişir. Bir kimsenin ilerideki yaşamında en büyük isteği küçükken hep sorulan “Büyüyünce ne olacaksın ?” sorusuna verilen cevaptır.

İnsan geleceğinin malzemesini şimdiden yapmaya başlamalıdır çünkü hayatın insana neler getirebileceğini kimse bilemez. Küçükken atılan atımlar büyüdükçe bir bütün haline gelir. Bir çocuğun, bir kimsenin gelecekle ilgili bir hayali olmaması ise en acı şeydir. Örneğin bazı insanlarımız çocuklarının gelecekleri ile ilgili hiçbir şey düşünmezken diğerleri; “Çocuğumu nasıl okutabilirim? Nasıl rahat yaşatabilirim?” diye gece gündüz, sabah akşam bilmeden çalışmakta, sıkıntılardan soğuk odalarda uyumaktadır tabi buna uyumak denirse.

Hiçbir insan hayalsiz yaşayamaz. Çünkü yeri gelir kurduğumuz hayaller bizim en yakın arkadaşımız, dert ortağımız olur. Hayaller yaşatır bizi, tam bitti dediğimiz yerde ufak bir düşünceyle hayata bağlar bizi. Bazen de tek tesellimiz olur, artık ümit yok dediğimiz bir anda heves uyandırır bizde ve eminim ki hayal kurmayan hiçbir insan yaşayamaz, yaşasa bile ruhen ölmüş demektir zaten o. Geleceğimiz de bizim hayallerimizdir işte. Ayakta dimdik durmamızı, kimsenin eline bakmadan özgürce yaşamamızı, hayatın her anının tadını çıkarmamızı sağlar.

İyi bir yaşamın, hayatın en kolay yoluysa hayallere bağlanmak, çalışmak ve okumaktır. Yaşam; bir deniz gibidir. Yakından bakarsak dibini görürüz. Ama uzaklaştıkça bırak dibini görmeyi, sonsuz bir boşluk gibi gelir o deniz. Dalgaları ferahlatır, tam yürekten vurur bizi, bazen bir dost bazen bir anne gibi. Oturur sanki başucumuza dinler, ferahlatır içimizi.

önceki eser / sonraki eser