Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:hayat869
Eser sıra no:110224eser09


UFUKLA YAKTIM KINA

Ufuk… Her doğuşunda ardında getirdiği güneşle bana, yeni tecrübeler ve tarifi imkansız heyecanlar katıyor. Yeni yaşantılar, yeni bilgiler ve taze bir hayat… Gelecek ise bana her insanın hayatında en az bir defa tatması gereken şeyleri getirecek biliyorum.

Ben ne yazık ki yüksek puanlı okullarda başarılı bir öğrenci olmanın ne demek olduğunu bilemiyorum. Bizim sadece bir okulumuz olduğundan bunu anlamak benim için çok zor.
Annem…Geleceğimi en çok merak eden kişi ve bu konuda benim dışımda herkesin düşüncelerini alır. Değerli komşumuz “kâhin” amca da bunlar arasında. Fallarda ümit arayan annem her defasında benim evlenip becerikli bir ev hanımı olarak mütevazi bir hayat süreceğimi duyup , ümitlerini bahçemize gömüp gelir yanıma. Bunlardan şüphem yok, elbette ki becerikliyim; fakat hiç çabalamadan sürülen hayatların doğal sonucunun anneme müneccim dehası olarak sunulmasını kendisine bir türlü anlatamıyorum.

Geç bakalım karşıma anne. Sana kızını anlatayım biraz. Yakın zamanda okuldan mezun olup iyi bir eğitim, ardından kim olduğunu ispatlayan bir doktor olarak boy göstereceğim hastanemde. Ulaşılmaz değil bir tebessüm kadar yakın olacağım benden yardım bekleyen insanlara. Beklediğim anlar gelecek, küçükten büyüğe sıraladığım hayallerim mesela.

Ömrüm el verir mi bilmem ama insanlar arabalarıyla bulutların arasından geçerse bir gün, ben bisikletimle yolları çürütüyor olacağım. Eğer insanlar ilaçlarla, kapsüllerle yapacaksa öğle yemeklerini ve bu dinlenme molalarımızı beş dakikaya bırakacaksa herkesin önünde lahmacun yiyip tüm kuralları ihlal edeceğim.Bilinçsiz insanlar yüzünden ciğerlerim tütün kokusuna maruz kalacaksa, “Yaşasın Dumansız Hava Sahası” başlıklı konuşmamı yapacağım kapalı telefonumdaki arkadaşımla.

Arkadaşlarım eğlencenin dibine vururken ben, memleketimin en ücra köşelerinde kalmış insanlarımızla, avuçlarımda toplanan sular patlayana kadar, toprağın dibine vuracağım kazmamla.Hayat ilerlerken ben geride kalmış, soyutlanmış bir insan olamam. Spor arabamla dünyayı gezeceğim mesela. Belli mi olur belki de Mars’a ayak basan ilk Türk olacağım dünyada.

Sakın unutturma anne, hani geçmişten bu yana kurban hayvanlarına, gelinlere, askerlere bir de asılsız falcımızın dediklerim tuttu diye kına yakması âdet olmuş ya insanlara, bir gün kendi hedefime ulaşıp kendi kınamı sürüp avuçlarıma hürmetlerle elini öpeceğim falcımızın.

Ve ufkun, her dönüşünde beni yeni bir gelecekle selamladığını göstereceğim ona.


önceki eser / sonraki eser