Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:idealist991
Eser sıra no:110219eser07


GELECEKTE KALABİLMEK

Geleceğimizi tam anlamıyla, kendi isteklerimiz doğrultusunda yaşayamayabiliriz. Aksilikler çıkabilir, isteklerimiz yarıda kalabilir. Ancak geleceğe yön verebiliriz. Geleceğe yön verecek olan dümen düşüncelerimizdir.

Konfüçyus der ki; “Geleceği düşünmeyen insan yakın zamanda üzüntüyle karşılaşacaktır.”
Yaşamı ve insanı pek çok kavrama benzetebiliriz. Kimisi yaşamı bir adaya benzetebilir, ıssız bir adaya; kimisi iç dünyaya atıfta bulunarak, insanı ve yaşamını bir gezegene benzetebilir. Ben ise yaşamı bir denize, zaman zaman fırtınalı zaman zaman sakin dalgaları olan; insanı ise gemiye benzeteceğim. Bu geminin fırtınalara dayanabilmesi için ise sağlam donanıma ihtiyacı olacaktır. İnsan kendisini sürekli geliştirerek bu ihtiyacı giderecektir.

Bu giriş ve tanımlamalardan sonra, her bireyin yapması gerektiği gibi, kendi rotamı çizmeye başlayabilirim. Rotanın başlangıç noktası şüphesiz ki bugündür.

Bugün lise 3 öğrencisi, kendisini geliştirmeye çalışan biriyim. İmkanlar dahilinde araştırmayı, güncel ve tarihsel olayları incelemeye çalışırım. Kitaplarla vakit geçirmekten haz alırım. Önümde, belki de bu rotayı değiştirecek nitelikte olan bir sınav var. İyi bir üniversiteye girip,geleceğe daha emin ve sağlam adımlarla yürümek istiyorsam, bu sınava çalışmam gerekir.Sınav neticesinde bir üniversiteye yerleşip, sadece tek bir alanda ilerleyecek değilim.Aksi halde sadece kendi mesleğini ortalama bilen, farklı konularda yorum yapamayan ve olaylara farklı açılardan bakamayan birisi olurum.Türkiye’de üniversiteler ve bunlardan mezun olan birçok birey var.Ancak birçoğu kendi alanında bile yeteri donanımda olamayan kafa işçisidir.
Gerçek üniversite mezunu sayısı kitap okuyan-okuyandan kasıt eleştiri gücüne ulaşmış, yorum yapabilen bireydir- kişi sayısından fazla olamaz. Kafa işçisi ile şunu belirtmek istedim, yalnızca mesleğini sorgusuzca icra eden ve salt para kazanma düşüncesidir. Oysa üniversiteler aydınların yetiştiği kültür ortamları olmalıdır. Üniversitelerde öğrenciler araştırmalar yapabilmeli, üniversite sadece bilgi öğretme, öğrenme yeri olmamalıdır. Memet Fuat, “Toplum içinde büyük saygı gören, ama kendi işinden ötesiyle ilgilenmeyen, kitapsız, sanatsız okumuşlar ise, üniversite değil, yüksekokul bitirmiş kafa işçileridir.” demiştir.

Kitap okumaktan bahsettim de, kitaplarım nasıl olmalı? “Bir kitap, içimizdeki donmuş denize inen balta gibi olmalı.” Franz Kafka böyle demiştir. Çin atasözü ise “Kitaplar insanların yolunu aydınlatır.” der. Aslında bir kitap ya yanıtlar vermeli ya da sorular sormalıdır. Ayrıca bir kitap, zihnimde fırtınalar oluşturmuyor ve zihnimi sarsmıyorsa niye zahmet edip onu okuyayım ki?
İnsanlar hayata yalnızca bir defa gelirler,bu yüzden olmak ve yapmak istedikleri şeyleri gerçekleştirmek için başka şansları olmayacaktır.Hekim veya mühendis ne olursam olayım yazarlık da yapacağım.Bunun için çalışmam,çok çalışmam gerekir.Yazarlık kolay değildir, kalemimin güçlü olması için, birikimlerimi arttırman gerekir. Ayrıca şunu da bilmekteyim, güzel Türkçemizin gelişmesi için bilim, edebiyat, felsefe ve teknik gibi alanlarda eserler verilmesi gerekir. Böyle kültür dili olacaktır.Sadece bunu demem yetmez, katkıda bulunmam gerekir bu sürece.

Demokrasi için çok şeyler söyler dururuz. Ancak demokrasinin yapıtaşlarından olan sivil toplum kuruluşları, dernek ve vakıflara katılmayız. Hayatımıza anlam katacak, toplumla yararlı ilişkilerde bulunacağımız bu oluşumlara katılmak yerine kendi kabuğumuzda yaşarız. İşte ben kabuğunu kıracak biri olarak düşüncelerime uygun topluluklara katılacağım.
Tüm canlılar cesareti ve özgürlüğü sever. Cesareti olmayanın özgürlüğü de olmayacaktır. Hayatı korkarak yaşarsak sadece izleriz. Bunu yapmamalı ve haklı olduğumuzda hakkımızı savunmalıyız. Risk almamız gerekecek, yalnızca cesur olabildiğimiz de ilerleyebileceğiz.
Hayatımızda zaman zaman siyaset hakkında konuşuruz, herkes kendince siyasi görüşe sahiptir, ancak iş aktif siyasete girmeye gelince duraksar. Aydın olan kişiler devlet yönetimine hizmet etmelidir.Eğer ki şu an aydın bir kişi olmaya çalışacağımı iddia ediyorsam, ileride kendi görüşlerimi yansıtan bir siyasi parti ile çalışmalıyım.

Üzerinde yaşadığım bu mavi gezegenin diğer yörelerini de görmek istiyorum.Her yeri görmem mümkün olmasa bile olabildiğince farklı yerler görmek isterim.

Bence insanların ölümden korkmasının temel nedeni ileride isimlerinin unutulacak olmasıdır. Sahi kaç milyar insan gelip geçti bu dünyadan? Kaç tanesi hatırlanıyor? Tarihsel süreç içerisinde önemli olaylara ismini yazdırmış, bilimsel çığırlar açmış, sanat ve kültür alanında imza atmış kişiler dışında kimler hatırlanır? Sanırım bu kişiler dışındakiler öldüklerinde hiç yaşamamış olacaklar.

Rotanın ana güzergâhını belirledim sanırım. Bundan sonra yapmam gereken bu rotada ilerlemek olacaktır.


önceki eser / sonraki eser