Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:inci788
Eser sıra no:110222eser18


ŞİMDİDEN GELECEK

Gelecek; yakınla nitelenemeyecek kadar uzak ve uzakta aranamayacak kadar yakındadır.
Prangalara vurulu hayatlar ve şartlı özgürlüklerin kucağına doğan her yeni gün, bir sonrakinin ulağı olmak için can atarken, biçare insanoğlunun çabalamaktan başka elinde olan bir şey yoktur. Tabular dünyasının sahtekarlığı karşısında, küçük dogmalar yaratıp onlara inanmak ve yalan içinde yalanı sevmek en büyük zevki olsa da masumiyetini kanıtlamaya ihtiyacı yoktur en azından. Cellat olmayı başarana kadar, yeni kapılar açmaya devam edecek olan bu klanın, o kapıları ne zaman kapatacağı son derece büyük bir soru işareti olmasına karşın, bu süreç içerisinde geçireceği evrimler gerçekten merak uyandırıcı.

Aşk kisvesi altında önümüze sunulan zifiri körlük ve onun içinde yaşanan devinimler, ne denli büyük bir kısır döngü oluşturursa oluştursun, zincirleri kırmayı denemek belki de doğru yolu gösterecektir. Her ne kadar cesaretin bize çizdiği sınır kısıtlı olsa da.

Umutlu olmak gerekir belki ama hakikati bilmek umutsuz olmak demek değildir. Hiç bir şey yapmadan geleceğin şimdiyle taban tabana zıt olmasını düşleyen zihniyet, onun, şimdinin temelleri üzerine kurulacağını da hesaba katmalıdır. Tavuk misali insanın, yetilerini kaybetmeden önce harekete geçmeye ihtiyacı vardır. Ondan sonra kanatlanmak çok da zamanını almayacaktır.

Gerçeğin tam da ortasında Kaf Dağı’nı aramaya kalkışan soyut sanat yaratıcıları, bitmek tükenmek bilmeyen uğraşları sonucunda, on yıllar öncesinden attığı tohumların meyvelerini şimdide toplayabiliyorsa, bu uydurma düzen karşısında insanın da oynayacağı birkaç kozu vardır. En azından dengeyi sağlayabilmek için.

At gözlükleri ne kadar hoş görünse de göze, bilinmezlikler içindeki geçmiş ve gelecek özleminden sıyrılmak bile onun gerçek manasını gösterecektir. Şimdinin geçmişini ve geleceğini, şimdiden uzaklaşıp kaşif misali aramaya çıkmak yararsız olduğu kadar hayal kırıcıdır da. Diyalektiğin gücü mü dersiniz bilmem ama uzak aslında tam da yakınından doğar. Bu yüzdendir ki tatlı hülyalar kurup kendimizi kandırmaya gerek yoktur.

Zaman yavaş yavaş ilerleyip kendi krallığını ilan ederken, rolümüze paryalık düşmemesi için kilometre taşlarını saymaya başlamak gerekir. Bu ikilemi tam anlamıyla öldürmek gücümüzün sınırlarını aşar belki ama en azından onu çarmıha germek bir adım olabilir. O bizi çarmıha germeden.


önceki eser / sonraki eser