Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:iris996
Eser sıra no:110223eser28


GELECEK YOLCUSU

Gecenin zifiri karanlığında bile ay ışığında önünü görme çabasında olan insan: Bu güne adım atamazken yarına koşma çabamız nedendir ki? Günü gününe dediğimiz hayat, ya dünden kalma ya da yarına bırakma yaşanırken; en hafife alınmış kavram değil midir ‘bugün’?

Güne merhaba demek varken, güneşin doğuşunu bile düşüncelere boğmak mıdır yaşamak? Böyle geçen sabahların ardından verimli bir gün yaşamak düşünülemez belki de. Ve böyle günlerden sonra karanlık gecelerin sessizliğinde rahatlamanın zevkine de varılmaz. Tamamlanmamış günlerden oluşan bir ömrün içinde masum değildir insan. ‘Günaydın’ların masumluğunda gizlenir sadece.

Bizi insan yapan düşünebilmekken ne acıdır düşündüğümüzü sanmak. Düşünmek başlamaksa, büyük düşüncelere yarınlarda yalnız rastlamak; başlamanın bitirmenin yanında ne kadar basit bir adım olduğunu anlatır bize. Oysa insan bu gününü düşünmeden inşa etmişken yarım yamalak bu günlerin ardından, düşünerek ne kadar sağlam adımlarla gidebilir ki yarınlara? Düşüncelerle planlanmış gelecek, neden rafa kaldırılmış yarınlar olarak çıkar karşımıza?
Bu düşüncelerle yoğrulmuş hayata açılan penceremde midir suç? Yoksa bu pencereden bakan gözlerimde mi? Hayatı böyle yoğuran umursamazlığı da unutmamak gerekir tabii.
Aslında bırakıyorum suç veya suçlu aramayı bir kenara da; yoğrulmamış tertemiz bir beyinle hazırlanmak istiyorum geleceğe…

Hayat bir koşuşturmaca. Ya biz onun peşinden koşuyoruz ya da bırakıyoruz o bizim peşimizden koşsun. Aynı kulvarı paylaşmayı düşünmeliyiz bence. Zevkine vara vara ilerlemek varken, içimizi saran ya korkudur ya da fazla bildiğini düşündüğümüz beyinlerimiz. Dengede tutabiliyorsak işte o zaman hayatta ilerliyoruz demektir. Sadece silik bir şekilde var olmak için değil; etkin bir şekilde yaşamak için ilerliyoruz demektir.

Gelecekten bir şeyler ummak için öncelikle, ‘Ben bunu hak ediyor muyum?’ diye soruyorum kendime. Yere basıyor mu ayaklarım? Yoksa sadece havada mı uçuyor düşüncelerim? Sorular…Sorular… Cevapsız kalanlarının ne faydası var?

Bir birey olarak varım diyeceksem; Gözlerim gerçekleri görmeli, beynim taze ve objektif düşünmeli, burnum özgürlük kokusu almalı, kulaklarım gerekenleri işitmeli, ağzım doğru zamanda doğru yerde konuşmalı... Havamda aydınlık yarınların umudu olmalı. Tebessümümde güven barınmalı. Kalıplaşmış sözlerin aksine özgün konuşabilmeliyim. Gülmek için güldürülmeyi, ağlamak için ağlatılmayı, yaşamak için yarını beklememeliyim. Bütün bunlar için hayatın kısalığını, yaşamanın kıymetini bilmeliyim. Dünün yaşamak için geç, yarınınsa erken olduğunu unutmamalıyım ki: Bu günün keyfini sürdüğüm ömrümde, geride bıraktığım her günü ömrümden eksilen olarak değil; beni hayata bir adım daha yaklaştıran bir basamak olarak görebileyim.

Düşüncelerimi kalbim ve beynimin kılavuzluğunda tartıp hayata katabiliyorsam, gelecek korkum değil; gerçek kapılara açılan hayalimdir. Saniyelerin kıymeti dakikalardan çoksa, işte o zaman ömrüm zengindir. Başarı, yoluma engel değil vasıtamsa, bu yolun sonu hedefimdir. En büyük hedeflerim zirve değil, zirveye giden yolda tepeciklerse; zirvem bir o kadar yükselir. Mutluluk hayat yolunda basamağımı oluşturuyorsa bu basamaklar sağlamdır.

Gelecekten bir şeyler ummak değil, gelecekte umduklarımı yaşamak istiyorum. Gelecek yolcusu genç beynimin, yıllar sonra bile faydalara vesile olmasını diliyorum. Hayat okulu, dünyadan, mezun olurken hatırlanabilmek istiyorum.

Bir ömrü layığıyla yaşayabilmek zor olmamalı!
Düşünebilirken göz yumulmamalı!

Kalbim atıyor, beynim düşünüyorken yaşıyorsam; yaşadıkça üretebilmeliyim.
Hayat yolculuğuna baş koymuşken, bu yolu dolu dolu tamamlamak çok mu zor?
-Başarmak istiyorum!
Geleceğe uzanırken bütün bunları kendime değer verdiğim için düşünüyorum.

Gelecekte değil
Bu günde yaşıyorum…
Biliyorum ki; bu günler sağlamken yarınlar daha sağlam olacak.
Bu hayat yaşamaya değer.
Böyle bir hayat adına:
Söyleyin! Gelecekten çok mu şey istiyorum?



önceki eser / sonraki eser