Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:kalem çırağı809
Eser sıra no:110221eser34


TEK ŞANS

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak.

Böyle diyor Can Yücel doğruda diyor. Hayatı ucundan ilişik bir şekilde yaşıyorum bazen de hep benim kalacakmış gibi, ne zaman, nerede, nasıl öleceğimi bilmeden.
‘‘Dün öldü, bugün ise can çekişmede yarın henüz doğmadı, doğmayacak belki de…’’
Öyle ki hayatın her anını, her saniyesini en iyi ve en güzel şekilde yaşamalıyım. Hayatın bir kredi olduğunu, bu kredinin de biteceğini bilerek bilinçli bir şekilde yaşamalıyım. Çünkü yalnızca bir hayatım var, yedi milyarda bir şans da bana verilmiş. Bütün yapmak istediklerimi yapmak için son ve tek şansım var.

Her şeyin en iyisine sahip olarak değil, sahip olduklarımdan en iyi şekilde faydalanarak mutlu olmak istiyorum, dostlarım olsun istiyorum ömrüme ömür katan, ağlarken beni güldürebilen, bir gün beni ararsa ve benden karşılık alamazsa, bana ulaşmaya çalışan, iki eli kanda da olsa yardımıma koşan dostlarım. Aşkı yaşamak istiyorum içinde hasret olan, umutlarında özlem olan.
Sevmek için sevilmeyi beklemek, bir arkadaşın değerini anlamak için yalnız kalmayı beklemek, paylaşmak için çok olmasını beklemek, öğütleri hatırlamak için düşünceyi beklemek, duaya inanmak için acıları beklemek… İşte bunu istemiyorum.
Dertlinin derdine derman olmak, yaralının yarasına merhem olmak, duymayana kulak olmak, görmeyene göz olmak, elsize el olmak, dilsize dil olmak… İşte bunu istiyorum.
İnsanları sırf; ırkından, renginden, dilinden, dininden, dolayı hor görmemek, aksine onları tanımak farklılıklarını daha iyi anlamak istiyorum.

Sevmek istiyorum çocukları daha çok, onlarla vakit geçirmek, onlara sevgiyi aşılamak, savaşın ne kadar kötü olduğunu anlatmak, onlara yaşanabilir bir dünya güzel bir gelecek bırakmayı istiyorum.

Sevenlerimle ve sevdiklerimle daha çok vakit geçirmek, onlarla olduğum her anı değerlendirmek, bilinmeyen yollar keşfetmek, güneşin denizin tadına alabildiğince varmak,
Kayıp etmekten korkmamayı, kazanmak için kaybetmek gerektiğini, kaybettiğimde değil vazgeçtiğimde yenileceğimi bilmek, hata yapmamaya özen göstermek hata yaptığımda ders almak, bugünkü hataları yarın yapmamayı istiyorum.
Benlikten vazgeçmek, her ne istense yapmak, gönül yıkmak için hiçbir sebep olmadığını bilerek yaşamayı istiyorum.

Ben yapmasam ne olur yapsam ne olur düşüncesiyle değil benim ve bir kişinin yaptıklarıyla ya da yapmadıklarıyla çok şeyi değiştirebileceğine inanmak, bana dokunmayan yılan bin yaşasın mantığıyla değil, yılanı birilerine daha fazla zarar vermeden etkisiz hale getirmek, zulmü alkışlamamak , zalimi sevmemek, mazlumun yanında olup zalime karşı olmak, hakkımı ve haksızlığa uğrayanları gücümün yettiği yere kadar savunmak, düşene bir tekme atmak yerine, onun elinden tutup kaldırmaya ve ona destek olmayı istiyorum.
Gandi’nin dediği gibi ‘‘Başkalarını yargılıyormuş gibi kendimi yargılamayı, hoşgörünün güçlerin en büyüğü olduğunu bilmeyi.’’ İstiyorum.

İstiyorum ki yaşamanın ve nefes alıyor olmanın kıymetini her saniye bileyim ve buna şükredeyim.

‘‘Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş’’
Her şeyden de önemlisi ben toprak beşiğimde uyurken bu kubbede hoş sada bırakmış olmayı istiyorum.



önceki eser / sonraki eser