Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:kardelen588
Eser sıra no:110223eser32


Benliğimin İdeolojisi

Kendine özgü büyük bir potansiyeli saklar insan beyni
Yüzyıllardır irdelemesine rağmen halâ kendi anatomisini ve karmaşıklığını bile çözemezken
İnsan kimi zaman sınırları olmayan bir dünyayı tasvir ederken beyninde
Kimi zaman kaybolur uzayın sonsuz derinliklerinde . . .

Hayatımız birçok kalıplar üzerine kuruludur. Bunlardan en klasiği olan “İnsan; doğar, yaşar ve ölür.” yargısı yaşamımızda geçen hemen her saniyeyi kaplamaktadır. Herşeyin bildiklerimizle sınırlı olduğu bu süreçte insan, yaşama dair sorgulamalarına devam ederken, istemese dahi değişimin parçası olmuş, kendi gücünün yapamayacağı işleri yapmak üzere yeni yeni icatlar üretmiştir. Bu icatlarsa gün geçtikçe yaşamı tümüyle etkileyen büyük dönüşümler haline gelmiştir. Belli bir zaman zarfı içerisinde teknolojik aşamalar dünyanın gelişim sürecini belirlemeye başlamıştır. Teknolojik aşamaların yeni yeni ortaya çıktığı dönemlerde; insanlar birtakım kişiler tarafından ötekileştiriliyor,bireysellik bilinci tarumar edilmeye çalışılarak, belli başlı dogmalara inandırma yoluyla, yeni düşüncelerden uzak tutulması hedefleniyordu. Bu şekilde insanların dünyayı şekillendirmeye çalışması engelleniyordu. Hatta dünyayı şekillendirmeye çalışırken düşünceleri nedeniyle cezalandırılan insanlar oldu.

21. yüzyıla girmemizle birlikte gördüklerimiz değil, göremediklerimizin ilerisindeki çalışmalar hız kazandı. Bilimselliğin en üst düzeye çıkması ve sunduğu olanakların geniş kitlelere yayılması, dünyada iletişimin büyük bir ivme kazanmasına sebep oldu. Cebe sığmayan cep telefonları ile başlayan iletişim hayatımız 2000’li yılların başlarında ortaya çıkan -görüntülü konuşma dönemi- adı altında büyük yankılar uyandırdı.

Yıl 2026 ve insanların istediklerine çok kolay ulaşabilmesinin bir sonucu olarak yaşamımız basite indirgeniyor. Maddesellik kavramı hayatımızda daha çok yer alıyor. Artık elektronların dalga özelliğinden yararlanılarak ışık dalgaları yerine elektron dalgaları kullanılıyor ve bu sayede kâğıt üzerinde dahi görüntü oynatılabiliyor. Yaşantımızın temel amacı ise daha az eşyalarla daha pratik yaşam.Tüm bunların temel yapıtaşı ise Türkiye’de halkın birbiriyle örgütlenerek bilinçli bir millet olma yolunda ilerlemesi. Eğitimin daha disiplinli ve daha sistematik verildiği okullardan mezun olan her birey bu toplumun bir parçası olduğunu, dolayısıyla iç veya dış tehditlere boyun eğmemesi gerektiğini, devletin kaderini belirleyenlerin halk kitlesinin kendisi olduğunu biliyor.Buna bağlı olarak kültürel, ekonomik ve bilimsel anlamda modernleşmeninde en somut örneğini gösteriyor.

Ben ise Türkiye’deki bilişimsel eksiklikleri tamamlamayı ve bilgi iletiminin analizini yapmayı hedefleyen bir telekomünikasyon mühendisiyim. Amacım ülkemizi daha ileriye taşıyacak tasarımlar üzerinde çalışmak. İnsanların düşüncelerinin , kendinden önce büyüdüğü gerçeğinin bir sonucu olarak sürekli dinamik ve yenilikçi projeler üzerinde duruyorum. Ve biliyorum ki idealleri besleyen umut ve inançtır. Gelecek hakkındaki tek sorun ise; geleceğe kararlılıkla değil endişe içinde bakmaktır. Gelecek kaygısının önemsizliğini belirtmek amacıyla Albert Einstein demiştirki: “Geleceği mi? İnanın hiç düşünmedim, zira gelecek biz düşünmesekte gelecek.”

Zirveye ulaşabilmenin tek yolu sabırlı olmaktır. Denemekten korkmayan insanlar ise geleceğe hep sıcakkanlılıkla yaklaşacaktır.

Son olarak:

Gelecek bizim kanatları pırlanta desenleriyle kaplı olan kuşumuzdur.

Umarım hiçbirimiz bu kuşu omuzumuzdan eksik etmeyiz.



önceki eser / sonraki eser