Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:kutup yıldızı018
Eser sıra no:110223eser21


KARANLIĞIN İÇİNDEN

“Korkacak bir şey yok hesap tamam
Sıram geldi mi hatta güleceğim
Kendimi hazırladım biliyorum”

(Geç kalmış ölü, Attila İlhan)


Hayata tıpkı bu dizelerdeki gibi bakıyorum. Ölüm dâhil hiçbir şey korkutmuyor beni. Bugün şu dakika öleceksin deseler sadece son kez onu sevdiğimi söylerim ve tıpkı onun sevdiği gibi bakarım. Yüzümde bir tebessümle sonsuzluğa ilk adımlarımı atarken buradaki son adımlarımı atmam beni ne üzer ne korkutur. Bir şey için söz veremem. Gittiğim yerde o yokken üzülebilirim. Onu geride gözü yaşlı bırakmak istemem. Ölmek ister misin, sorusuna onun cevabı hep “seninle öleceksem isterim” olur. Yaşamım boyunca birçok kişiyi sevdiğimi sandım; ama bir gün en sevdiğim kişinin olmadığını fark ettim. O günden sonra hep sevgiyi aradım. Defalarca yanlış kapıyı çaldım. Bir gün son kez sevgiyi aramaya karar verdim. Kapıyı çaldım ve sevgiyi aradığımı söyledim. Kapıyı açan önce sevginin kendisi olduğunu söyledi. Fakat sonra kapıyı yüzüme kapattı. Büyük bir hayal kırıklığı içindeyken o geldi. Onu görür görmez onun sevgi olduğunu anladım. Yıllardır aradığım adına dizeler yazdığım sevgi beni buldu. Bu yüzden ona kahramanım diyorum. Bir ömrü beraber geçirmek istediğim, bana masallar, şiirler yazdıran sevgim hep yanımda olsun istiyorum. Geçmişimden, onunla tanışana kadar olanları sildim. Zaten ne geçmişte ne gelecekte yaşamayı seviyorum; ama şunu çok iyi biliyorum: Bugün yaşadıklarım yarınımı oluşturuyor.

Ne zaman bir büyükle konuşsam hep aynı soruyu soruyor. “Büyüyünce ne olacaksın?”. İçimden ben zaten büyüdüm diyorum. Senden daha büyüğüm ben diyorum; ama açıktan söyleyemiyorum. Aslında ne olmak istediğimi ben de bilmiyorum. Hep başkaları ne isterse onu yapıyoruz. Bütün sorumluluk benim omuzlarımda ama emri veren onlar. Bu okula gideceksin, diyorlar o okula gidiyorum. Bu bölümü seçeceksin, diyorlar o bölümü seçiyorum. Tüm bunları eksiksiz yerine getiriyorum da ne oluyor? Cevap kocaman bir hiç, değil. Keşke bu kadar basit olsaydı. İsteklerini yerine getirdikçe yenilerini istiyorlar. Peki, niye yerine getiriyorum bu istekleri? Çünkü kendi seçimimden dolayı en ufak bir yanlış yaptığımda yükümü ağırlaştırıyorlar. Böyle bir hayatın içinde geleceğe dair ne karar verebilirim ki? Şu an sadece onun yanında olmayı istiyorum. Gece uyumadan önce son kez onu düşüneceğim. Sabah gözlerimi açtığımda aklımda o, yüzümde hafif bir gülümseme olacak. En fazla yarını düşünebildiğimi fark ettim. İlerisi çok karanlık. Bir kez çıkmışken tekrar o karanlığın içine girmek istemiyorum. Hayatımın kaygılardan ibaret olması bana saçma geliyor. Yarından sonrasını beklemek bu kadar zor olmamalı. Yanımda en değerlim, en sevdiğim varken kaygılanmak yalnızca boş bir kuruntu olur.

Tüm bunları söyleyen biri “Ben büyüyünce hiç kimseye böyle bir şey yapmayacağım.”diye düşünüyor olmalıdır değil mi? Ama düşünemiyorum. Geleceğimle ilgili bu ufak ayrıntıyı bile düşünemiyorum. Beni neyin bu kadar karamsar yaptığını bilmiyorum. Dışarıdan hep mutlu, neşeli, hiçbir şeyi takmayan biri gibi görünüyormuşum. Aklımı karıştıran onca soru varken, yaşamaktan zevk almıyorken nasıl böyle göründüğüme şaşırıyorum. Kendim dışında herkesin sorunlarını çözebiliyorum. O, hep bana “Seninle konuşmak içimi rahatlatıyor.”der. Ben onun güneşiyim. O ise benim kutup yıldızım. Beni zifiri bir karanlıkta bulduğu ve hayatıma yön verdiği için ona böyle diyorum. Birinin hayatıma yön vermesi gerekiyordu gerçekten. Hayattan bıkmak çok kolay ama hayata tutunmak çelimsiz kökleri olan bir bitkinin toprağa tutunması kadar zor. Zaten olay toprağa tutunmakla bitmiyor. Birinin seni sulaması gerekiyor. En önemlisi sevgi aşılaması lazım birinin. Bunlardan biri eksik olduğunda bitki günden güne ölümü bekliyor. Yarın ne olacağını bilmeden sadece bekliyor. Onun tek beklentisi yarına sağ çıkmak. Gelecekle ilgili sadece yarını var. İşte ben de bu bitki gibiyim. Aramızdaki fark ölüm korkusu. Kim demiş herkes ölümden korkar diye. Ben korkmuyorum işte. Asıl yaşamaktan korkuyorum. Her gün, biraz daha fazla acı, demek benim için. Hüzün, acı, ayrılık… Var olduğum sürece peşimi bırakmayacaklar. Tüm bunlar varken nasıl yarından sonrayı düşünürüm. Ama söz verdim. Gecemi aydınlatıp bana yol gösterdiğin sürece yaşayacağım kutup yıldızı. Yaşayacağım; ama ne geçmişimle ne de geleceğimle. Yalnızca bugünümle yaşayacağım. “On altı yaşındaki bir gencin hayata bakış açısı bu. Siz de benim gibi karamsarlığa düşebilirsiniz."


önceki eser / sonraki eser