Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:masal123
Eser sıra no:110223eser34


HAYALLERİMİZ GÜNEŞSİZ BİTMESİN DİYE…

Bir kuş misali dalıp gitmişim uzaklara. Hem de çok uzaklara. Bir de bakmışım ki önümde beyaz bir önlük ve hemen yanında da bir stetoskop. Hemen önlüğü giydim, stetoskobu aldım elime kimse hayalime mani olamasın diye. Orada bir kapı vardı. Kapıyı açtım. Bir de ne göreyim! Kanlar içinde hastalar hepsi ayrı bir sedyenin üzerinde, ağlayan çocuklar ve yaşlı kadınlar.
Bir yanım kapıyı kapatıp sessizce dön geriye dedi, bir yanım ise olmaz, onlara yardım etmelisin, eğer pes edersen kaybedersin dedi. Haklıydı. Asla pes etmemeliydim.

Devam etmeye karar vermiştim. Hastaların arasına doğru yürürken sağımda Atatürk’ün resmini gördüm. Deniz gözleriyle bana gülüyordu adeta. Ben de güç aldım o mavi gözlü dev adamdan. Hep onun gibi olmak değil miydi amacımız? Onun gibi bu ülkeye faydalı olmak değil miydi? Onun yaşadığı zorluklar karşısında benim ki neydi ki? Asla kıyaslanmaz bile. Ellerini omzumda hissettiğim an yürüme gücünü buldum kendimde ve koşar adımlarla ilerledim kalabalığa doğru.

O an kanat çırpışlarım yavaşlamıştı sanki. Her şey kaybolmaya başlamıştı. Gözlerimi açtığımda yüzümdeki gülümsemeyi hissettim. Çünkü hayallerde de olsa hayalimi gerçekleştirmiştim. Yani doktor olmuştum. Çok güzeldi hayallerde de olsa doktor olmak, Ulu Önder ile buluşmak. Onun deniz gözlerinden bir saniye olsun güç almak.

Sonra düşündüm ki Atatürk de bir zamanlar gençti. Onun da bizim gibi hayalleri vardı. Ve hiç pes etmeden hayallerinin peşinden koştu. Diyordu ya: ‘’ Tek şeye çok ihtiyacımız var. O da çok çalışmak. ‘’ diye. Bize de çalışkanlığı miras bıraktı işte.

Mevlana da gençti Yunus Emre de. Onların da hayalleri vardı. Onlarda bir çocuğun balonunu elinden uçurmamak için sarılması gibi sarıldılar hayallerine.

Biz de onlardan öğrendik hayallerimizin elinden sıkıca tutmayı. Yollarımıza taş koyduklarında pes etmemeyi. Eğer bugün de dünkü yerimizdeysek zararda olduğumuzu onlardan öğrendik. Kendimizi başkalarıyla değil dün bıraktığımız yer ile kıyasladık.

‘’ Yapamayacağım, başaramayacağım’’ ön yargılarının esareti olmamayı da onlardan öğrendik. Ve artık şekil veriyoruz hamurumuza.

İşlenmeyen demiri kendi pası mahveder. Paslanmamak için daha çok çalışacağız. Onlar birer güneşti. Üflemeyle sönmediler. Yolumuzu aydınlattılar ve kendi ışıklarından da hiçbir şey kaybetmediler. Güneş olup hem aydınlanacağız hem de karanlıkları aydınlatacağız. Azim ile hırs ile çalışacağız; hayallerimize kavuşmak sadece hayallerde kalmasın diye.

Her gün bir adım daha yaklaşacağız hayallerimiz için sunulan fırsatlara. O zaman pişman olmamak için şimdi daha planlı olacağız.

Kimileri bir bebekten önder, düşünür büyütür; kimileri ise masum bir bebekten hayırsız evlatlar. En önemlisi bizler hayırlı bir evlat olacağız. Yarınlara da hayırlı evlatlar yetiştireceğiz ki güneşimiz hiç batmasın.



önceki eser / sonraki eser