Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:menzil626
Eser sıra no:110219eser08


MESLEKTEKİ İLK GÜNÜM

Üniversiteyi başarıyla bitirdikten sonra mesleğe başlayabilmek için girdiğim sınav iyi geçmişti. Artık ilk görev yerimin belli olmasını sabırsızlıkla bekliyordum. Ben ve ailem heyecandan uyuyamıyorduk. Sonunda görev yerim belli olmuştu. Hakkari ilinin Çukurca ilçesine bağlı Narlı köyüne atanmıştım. Ülkemin en uzağına, unutulmuş yerine, okuma-yazma öğrenmek isteyenlere okuma-yazma öğretmek için gidecektim. Ailem Narlı köyüne gideceğim için sevinmese de ben çok mutlu olmuştum. Artık gitme vakti gelmişti. Soğuk bir kış günü ailem ile vedalaştıktan sonra yola koyulmuştum. Bir günlük yolculuktan sonra köye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyordum. Buradaki insanlar uzun bir aradan sonra köye öğretmen geldiği için çok sevinmişlerdi; ama yüzlerinde anlam veremediğim bir tedirginlik vardı. İlk gün köy muhtarının evinde misafir edilmiştim. Muhtara köydeki tedirginliği sorduğumda, bundan önce köye atanan öğretmenlerin ya hiç gelmediğini ya da gelip hemen geri gittiğini öğrendim. O an bu köye gelerek ne kadar doğru bir iş yaptığıma karar verdim. Yemek yedikten hemen sonra yatmıştık.

Sabah olmuş ve kahvaltıdan sonra muhtarla okulun yolunu tutmuştuk. Tek katlı onarımı yapılmamış yıkılmaya yüz tutmuş bir okula gelmiştik. Sınıfa girdiğimde öğrenciler çok sevinmişti. 50-60 kişilik sınıftaki ilk dersimde küçücük çocukların okuma isteği beni buraya iyice bağlamıştı. Öğrenciler 3. sınıfta olmalarına rağmen okuma-yazmayı öğrenenlerin sayısı 6-7’yi geçmiyordu. Bu olay tamamen okulda öğretmen olmamasından ya da öğrencilerle yeterince ilgilenilmemesinden kaynaklanıyordu.

Köyde doktor ve imam yoktu. Köylülerden birisi ezan okur namaz kıldırırdı. Ancak doktorun olmaması çok büyük sıkıntılara yol açıyordu. Sağlık ocağında sadece hemşireler görev yapıyordu. Çok ağır hastalara müdahale edilemediği için bu hastaları köye 15km uzaklıktaki şehir merkezine götürmek zorunda kalıyorlardı.

Öğrenciler yavaş yavaş okumayı öğreniyor, okumaya, öğrenmeye istekleri artıyordu. Burada kışlar çok soğuk geçiyor; ama küçük çocukların okuma arzusu içimi ısıtıyordu. Öğrencilerimden biri bir gün, “Hocam ben büyünce doktor olmak istiyorum.” dedi. Nedenini sorduğumda ise: “Ben annemi bu köyde doktor olmadığı için kaybettim. Başka çocuklar ağlamasın başka canlar yanmasın diye okuyup köyümde doktor olmak istiyorum.” dedi. O an yüreğim parçalandı ve çocukların okuması için elimden gelen her şeyi yapacağıma dair kendi kendime söz verdim.
Günler güzel geçiyordu. Okulda açtığımız kurslara anne babalar geliyor, okuma-yazma öğreniyorlardı. Bu insanlar okudukça öğrenecek ve gelişeceklerdi. Buradaki insanların okuma azmi beni bu köye daha çok bağlıyordu.



önceki eser / sonraki eser