Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:modernhayal155
Eser sıra no:110221eser37


Seneler, ileriki Seneler…

Ben kimim, neden varım, insanlar benim hakkımda neler düşünüyorlardır? Bu soruları zaman zaman herkes kendine sorar. İnsanlar, bu soruları sorup hayatta ilerlemek ister. Zaten insan için tek amaç hayat yolunda ilerlemektir. İnsanlar bu soruları sorup bir yere gideceğini sansa da yanılmaktadır. Bu insanlar zaten hep yerlerinde sayarlar. Bunların arasından Dalton, Einstein, bazen de Hitler gibi insanlar çıkar. Bu insanlar sormaları gereken asıl soruyu tespit eden kişilerdir. Peki nedir bu soru? Bu soru: “ Ben kendim hakkımda neler düşünüyorum?” dur. İşte insan bunu sorduğu anda hayatta attığı adımlardan emin olmaya başlar. Bu eminlik özgüveni oluşturur ve insanı başarı denilen o tatlı meyveye ulaştırır. Ben de hayatım boyunca hep bu başarılı insanlardan olmak istedim. Eğer başarıyı istiyorsam, ben de bu soruyu sormalıyım: “Ben kendim hakkında ne düşünüyorum?”

Ben kendimi sorguluyorum. Güneş’in doğuşundan batışına kadar kendine artı bir şeyler katmaya çalışıyorum. Her gün bu hayat denilen yolda bir milim de olsa ilerlemek istiyorum. Tek problemim bu yolda ilerlerken birisi saçma sapan bir şey de söylese şüpheye düşmem. Bu iyi midir kötü müdür, bir fikrim yok aslında. Bazen bunları yapmanın stresi vücudumda bazı etkilere yol açıyor. Saçlarım dökülüyor, aşırı yemek yememden dolayı kilo alıyorum.
Bir köşeye çekilip insanları gözlemleyerek onların hakkında yorumlar yapmayı seviyorum. Bu bana insanların yüzüne baktıklarımda ne anlattıklarını anlamalarımı sağlaması yönünden güzel olsa da, her şeyi bilmek pek de iyi olmuyor. Geleceği bilmek güzelken, ölüm tarihini öğrenmesine benzetebiliriz bunu.

Düşünmek, süper bilgisayar beynimizin hayal dosyalarını açmaya yarayan bir program gibidir. İnsan kafasındaki düşünce programını açtığı anda hayalleri görmeye başlar. Öne çıkmış insanların diğerlerinden bir farkı da düşünmenin tüm inceliklerini öğrenebilmeleri değil midir? O halde şu düşünce denen programı biraz çalıştıralım ve geleceği düşünelim.
Türkiye birincisi olarak Hacettepe Tıp Fakültesi İngilizceye gitmişim. Ankara’nın o en iyi üniversitesine… Hayallerimin birinci basamağını gerçekleştirmişim ve hayallerime koşmak için önümdeki sınav engeli de kalmamış.

Ben bu üniversitenin bu fakültesine girmekle ne yapabilirim? Tıpla ilgili her şeyi en iyi düzeyde öğrenebilirim. Buradan nöroloji’ye(sinir sistemi bilimi) geçerek bu alanda ilerleyebilirim. Bu sayede çocukluktan beri merak ettiğim beyin hakkında araştırmalar yapabilirim.
Bu esnada sosyal hayatımda neyi planlıyorum? Fırsat oldukça tiyatro veya sinemaya gideceğim. Kültürümü artıracağım bu sayede. Kültürümü artırmak benim hayata bakış açılarımı artıracağından dolayı istiyorum bunu.

Peki üniversitenin hayatımdan sonra yaşamımın nasıl olacağını düşünüyorum bazen. Açıkçası işkolik bir doktor olmak en büyük korkum. Üniversitede ilerleyip bir yerlere gelmek istediğimden çok çalışmam gerekebilir, bu da benim kafamda tek bir saç bile kalmamasına yol açabilir. Bu sırada kardeşimin de Ankara’da okuması ihtimali var. O zaman ailemde gelir de Ankara’ya yerleşiriz. Üniversiteden sonra Tokat’a gelmeyi düşünsem de başlarda, Ankara’da ne gibi imkanlara sahip olacağımı düşünerek vazgeçtim bu fikrimden. Eğer bir hedefim varsa bunu gerçekleştirmek için en mantıklı yolu izlemem gerekmez mi?

İnsan bazen kendi kendine soruyor bunları niçin düşündüğünü. Yakın gelecek niçin bu kadar önemli? Bu uzak geleceğim için gerekli. Zirveye ulaşmam için önce dağın eteklerini aşmam gerekir. Peki, dağın eteklerini aştıktan sonrası…

Uzak geleceğimi düşünüyorum, bu güne kadar oluşmuş kişiliğim, biriktirdiğim tecrübem, yaptığım çalışmamla amaçlarımı gerçekleştirmem gerekmez mi? Mesleki alanda amacım beynin o derin noktalarına ulaşmak. Kafamızdaki o sırrı çözmek! Onu çözersek her şeyi çözeceğimizi düşünüyorum. Bunun dışında hayattan mutlu olmaya da çalışacağım. Aileme vakit ayırmayı düşünüyorum. Onları asla ihmal etmeyeceğim. Eğer ben başarılı olmak istiyorsam bunu yapmalıyım. Ben bir ağaçsam onlar benim dallarımdır. Onlar olmazsa benim iş hayatım da ne kadar verimli olabilir ki? Dalları kesilen ağacın meyve vermemesi gibidir bu. Bu nedenle onların sağlığı benim sağlığım, onların mutluluğu benim de mutluluğumdur.

Kültür konusunu çok düşünüyorum. Kültür insanın hayata bakışını değiştirir, tecrübelerini artırırken insanlarla ilişkilerinde ne zaman ne yapacağını öğretir. Kültür insanın içinde insancıklar oluşturur ve herhangi bir anda insanın içindeki en uygun insancık ortaya çıkar. Ne kadar çok kültür sahibi olursak doğru yolda ilerleme ihtimalimiz o kadar artar. İşte bu nedenle, doğru yolda ilerlemek için ben de içimde birkaç insan oluşturmayı istiyorum. Peki bunu nasıl sağlayacağım? Kültürümü iki şekilde geliştirebilirim: Kitap ve dil.

Kitaplar nasıl kültür oluşturur? Kitaplar insanı düşünmeye iter ve düşündükçe kalbinin derinliklerindeki mücevherleri, duyguları keşfetmeye başlar. Duyguları hayatta yoldaştır insana ve ömrünün sonuna kadar her organı bozulsa, her düşüncesini unutsa dahi duygularını kaybetmez, onlar hep yerindedir. Rezervleri sonsuzdur bu madenin ve dibine indikçe daha değerli mücevherler çıkar bu madenden. İşte onları açığa çıkarmak insana hayat yolculuğunda harcayacağı para gibidir. Duygu mücevheri yönünden herkes zengindir; ama kimileri fakirlik çekerler. Çünkü madeni oradan çıkaracak şeyi bulamazlar. O varlık kitaptır işte.
Bir de dil mevzusu var. Ne kadar çok dil öğrenirsem o kadar iyi olacağı fikrindeyim. Dil de insanın hayata bakış açılarını çeşitlendirir. İnsan dil öğrendikçe beyinden daha çok pencere açılır ve daha çok güneş girer beyne, düşünce dünyamız daha da aydınlanır böylece. Siz açılan her pencereden farklı bakarsınız dünyaya. Ayrıca insan dilin çözümlemesini yaparken mantık kurgusu artar. Dil öğrenme noktasında unutmamamız gereken bir şey var. Dil öğrenmek derken bugün okullarda verilen eğitim gibi kuru kuruya değil, gerekirse hangi dili öğrenmek istiyorsam o ülkeye gidip yerinde öğrenmeyi, en kötü ihtimalle bir süre hayatımı o dili konuşarak, o dilin kitaplarını okuyarak geçirmeyi kastediyorum. Bu nedenle nice diller öğrenip farklı bakış açıları yakalamayı düşünüyorum.

Bunları da yapınca amaçlarıma tam anlamıyla ulaşmış olur muyum bilemiyorum. Ben her günüme artı katmaya çalışan biriysem, her an düşüncelerim de değişebilir.

Bir hayat düşünüyorum, su gibi şeffaf, köprüden iple atlamak kadar heyecanlı, bir bilgisayar oyunu kadar eğlenceli, bir çiftçinin bahçesine beslediği kadar umutlu, bir bilim-kurgu hikayesi kadar büyüleyici bir hayat.



önceki eser / sonraki eser