Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:nehir777
Eser sıra no:110204eser02


HAYALPEREST SATIRLAR

İnsanoğlunun belki de en büyük kaygısı geleceğidir. Hani derler ya insan görmediği şeyden korkar diye, belki biz de geleceğimizi göremediğimiz için korkuyoruz ondan. Karanlık gibi… Önümüze bilmediğimiz bir şey çıkar, tökezleriz diye korkuyoruz.

Ben de geleciğim adına çok kararsızım ve aynı zamanda korkuyorum; çünkü günümüz dünyasında bilimin çok yol kat etmesiyle insan değerinin azaldığı, yerini maddi şeylere bıraktığı bir gerçek. Ne kadar korksam da hayal kurmaktan alamıyorum kendimi; çünkü gerçekten insan hayal ettiği müddetçe yaşar. Ben de hayal edip başarmak istiyorum, bu yüzden de sürekli hayal kuruyorum. Hayallerimde iyi bir edebiyat öğretmeni olarak görüyorum kendimi. İyi edebiyatçılar yetiştiren bir öğretmen. Edebiyatı sevdiren bir öğretmen…

Ben ki öğrenciyken edebiyatı dünyanın yaratılışında görüyorsam dünyayı, düzenini ve temelini bir sanat, o sanatın zirvesine de edebiyatı koyuyorsam, kendim gibi düşünen öğrenciler yetiştirmek isterim.

Öğretmenlikten önce üniversite var. Üniversite yıllarım “Gerçekten okudum ve öğrendim, aynı zamanda da eğlendim” diyebileceğim verimli yıllarım olsun isterim. Öyle ki insanların gittikçe teknolojinin tutsağı olduğu bir nesil bizimkisi. Hayattan başka şeylerle de zevk alınabileceğini anlatmam lazım yeni nesle. Bunun için de iyi eğitim alarak iyi bir öğretmen olmam lazım. Üniversite yıllarımda öğrencisi olmayı düşlediğim bir edebiyatçı; “ Bizim öğrencilerimiz üniversiteye gelince biz onlara dört yılda bir edebiyatçı nasıl olunur ancak onu öğretiyoruz.” demişti. Ben bu sözden sonra okumaya başladım.

İyi bir eğitim alıp, iyi bir edebiyat öğretmeni olacağım. Çevremdekilere ve öğrencilerime iyi bir insan olarak hayattan zevk almayı öğreteceğim. O zamana kalır mı bilmiyorum; ama günümüzdeki savaşların gereksizliğini, haksızlığını anlatacağım. İnsanların aslında ne kadar acımasız olduklarını, kabzasız bir kılıç olan bu dünyayı her tutmak istediklerinde aslında kendi canlarını yaktıklarını, buna da hiç gerek olmadığını anlatacağım. Bir insan isterse bir yerin en iyisi olabilir. Ama önce iyinin ne demek olduğunu bilmeli. Kimileri var ki bir horozun başı olacağına bir ejderin tırnağı olmayı tercih eder. Günümüzde birçok savaşlar olmakta. Birileri çok aç gözlülük yapmakta ve diğerinin ekmeğine göz dikmekte. O ekmeği ondan alabilmek için acımasızca her yolu denemekte. İnsanlar, insanların ne olduğunu unutmuş, bencilleşmiş durumdalar. Günümüzde tam olarak insan ilişkileri tükenmemiştir ama geçmişe göre çok gerilemiş durumdadır, gelecekte ise bu hat safhaya ulaşacak ve insan kendinden başka kimseyi görmeyecek hale gelecek belki de…

Bugün televizyonla evlerine kapanmış insanlar gelecekte internetle evlerine bağlı duruma gelecekler. Tabii sosyal bir hayatı olmayan insanın içindeki boşluk
gittikçe artan intiharlara ya da hırs delisi insanlara bırakacak yerini.Bunun yanında kimsenin birbirinden haberi olmayan olsa da aldırmayan bu dünyada suç oranı gittikçe artacak.

Gün geliyor kara bulutlar çöküyor hayallerimin üzerine. Küresel ısınmayla dünyanın dengesi yeterince alt üst olmuş durumda, bir sürü hayvan nesli tükeniyor. Birçok ülke susuzluk çekiyor. Yakın bir gelecekte ya buzullar eriyecek ve dünya sular altında kalacak. Her ülke suya öyle muhtaç olacak ki bugün ki petrol veya elmasın yerini su alacak, uğrunda savaşılacak bir madde olarak dünya siyasetindeki başrolü elde edecek. Yani dünyada bir savaş hep olacak. Üstelik bir taraf hep suçsuz, bir tarafta çok geliştiği için gücünü bunlar üzerinde kullanmaya meraklı bir açgözlü olacak… Umarım bizim ülkemiz hiçbir zaman bu iki taraftan biri olmak zorunda kalmaz. Türkiye’nin her ne kadar geliştiğini ve daya iyi olacağını, hatta bir gün gelecek dünya siyasetini bile sarsacak duruma geleceğini düşünsem ve buna yürekten inansam da elimizdeki zenginliklerin kıymetini bilmediğimiz için gün gelecek başka ülkelere muhtaç olacağız diye korkuyorum. Değerlendirilebilir alanların yerini hep metrelerce uzanmış beton yığınları alacak.

İnsanlar para, lüks ve rahatlık derken aslında dünyanın ömründen gün çalıyorlar. Başka bir nokta ise insanın özgürlük arayışı hiç bitmeyecek ve kendi aralarındaki iç savaş hep sürecek. Birileri hep özgürlük arayacak ve bir türlü bulamadığı hayat meşgalesi yerini bu boş uğraşlarla doldurmaya çalışacak. Belki de bu dünyaya çok şey katabilecek bir insanda bu boş uğraşlarla harcanıp gidecek…

İşte böyle bir dünyada öğrencilerim olacağını düşünüyorum. Bir yandan edebiyatı sevdirirken, aynı zaman da bir amaç aşılayacağım onlara: Bu dünyayı daha uzun, daha çok zevk alarak yaşanabilecek bir yer haline getirme isteği…Eğer başarırsam; adım ve yerim ister bilinsin, ister bilinmesin bu iyi insanların başında bulunan bir ejderin tırnağı olacağım.


önceki eser / sonraki eser