Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:neyzen212
Eser sıra no:110225eser13


GELECEKTE BEN

Geçen gün bana bir soru soruldu. “Yakın uzak geleceğin nelerdir?” diye. Şimdiye kadar hiç geleceğe dair doğru düzgün plan kurmadım. Bütün gençler gibi tek hedefim önüme çıkacak sınavlarda başarılı olmak ve üniversiteyi kazanmaktı.

Bu sorudan sonra masamda oturdum, düşündüm. Benim gerçekten geleceğe dair planlarım sadece bunlardan ibaret miydi? Üniversite ve iş…

Zaman geçiyor, saatler su gibi akıyor, yıllar hızla geçiyor. Artık ben de bana ait bir yol çizmek zorunda olduğumu anladım. Benim de geleceğe dair umutlarım, özlemlerim ve planlarım olmalı. Biraz umutsuz olsam da kendimce hayaller kurmakta zorlansam da… Çevrem, ailem ve yaşadığım ülke şartları hayallerime sınırlar koysa da, yeni ufuklar aramalıyım kendime.
Aslında bir pilot olsam ne iyi olurdu. Ya da sınırları olmayan bir paraşütçü mü? Bu dünyayı keşfetmeye çalışan bir seyyah mı? İdealist, geleceğe dair farklı icatlar yapmak isteyen bir elektrik mühendisi mi?

Bu soruların cevabı aslında geleceğe nereden baktığına göre değişiyor. 2010 Türkiye’sinden mi? 2020 Türkiye’sinden mi? 2030 Türkiye’sinden mi?
Hızla değişen ve gelişen, 50 yılda yeni ülkelerin oluştuğu ve yeni sınırların çizildiği bir dünyada yarının planını yapmak çok riskli bir iş. Ülkemizin son 15 yılını incelediğimizde dahi en az 50 yıllık bir değişim karşımıza çıkar. Bu geçen yıllar içinde dünyada ve ülkemde ekonomik, siyasi ve teknolojik güçler dengesinin hızla değiştiği bu süreçte benim de düşüncelerim hızlı değişiyor ve gelişiyor.

Günümüz Türkiye’sinde genç olmak çok zor. Bunun yanında 10 yıllık 20 yıllık planlar yapmak da… Bu yazdıklarımdan geleceğe dair ne kadar karamsar olduğumu anlamışsınızdır. Bu karamsarlık yaşayacaklarımın olumsuzluğu ile ilgili değil, belirsizliğiyle ilgili. Geleceğe dair bazı şeylerin belirsiz olması planlar kurmamı daha çok zorlaştırıyor.

Bütün bu karamsarlıkları bir kenara bıraktığım zaman bazı planlar yapabilmeliyim. Cemil Meriç’in “Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir." sözünden de ilham alarak kendime bir hedef belirleyip o hedefe ulaşmak için çaba sarf etmeliyim. Önüme ne kadar zorluk çıkarsa çıksın hedefimden vazgeçmemeliyim. Mesela şimdi bütün çalışmalarım ve uğraşmalarım uluslararası önem kazanmış olan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik mühendisliğini kazanmak için. Burayı kazanmak çare değil elbette. Ama hızla tüketime giden toplumumuzda gerçekten üreten ve üretmeye çalışan, yeni icatlar yapan ilim adamlarından biri olmak istiyorum. Belki Türkiye’nin dışarıdan ithal ettiği enerji ihtiyacını kendi denizlerimizden, akarsularımızdan ya da yer altı kaynaklarımızdan sağlayacak bir proje oluşturabilirim. Oluşturmalıyım da. Bu düşüncem; değişim sürecine girmiş ülkemizin şartlarına göre şekil alacak.

Evet, zaman değişecek ve ben değişeceğim ama her zaman kesin olan bir gerçek var ki ne olursam olayım, ne yaparsam yapayım; kendim, ülkem ve ailem için en iyisini yapmaya çalışacağım. Ne iş yaptığımın bir önemi yok, nasıl yaptığım önemli. Cüneyt Özdemir bir yazısında Roma’da gördüğü bir mezar taşından bahsediyordu. Taşta “İçimde büyük şeyler başardım” yazıyormuş. İşte ben de yıllar sonra üniversiteyi bitirsem de bitirmesem de, iyi bir kariyer sahibi olsam veya olmasam da kendime “Ne yaptın?” diye sorduğumda şu cevabı vermek istiyorum. BÜYÜK İŞLER BAŞARDIM…


önceki eser / sonraki eser