Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:olgaç681
Eser sıra no:110221eser20


BAŞARIYA ASILDIKÇA

Sabah sıcacık odamda gözlerimi açtım.Biraz esneyip gerildikten sonra yavaşça kalktım yatağımdan.Üzerimi giyip evden çıktım.Saat tam 07:07 idi.İşime gecikmemem gerekiyordu.Yine her zaman ki gibi dakiktim.Bir an çok önemli bir şeyi unuttuğumu hatırlayınca koşa koşa eve döndüm.Usulca eve girerek küçük kızımın odasına yöneldim.Küçücük yatağında melekler gibi mışıl mışıl uyuyordu.Küçük kızım,uğur meleğim,Deniz’im benim,deniz kızımız…Fıstığımın yanına usulca sokuldum.Uyandırmadan hatta nefes bile almadan yanağına küçücük bir öpücük kondurdum.Hafif kıpırdandı uyandırmamak için hemen çıktım odasından.Şimdi öpülme sırası büyük kızımdaydı.Her zaman ki gibi atmıştı yorganını üzerinden.Ada’m benim,deli kızım…İlk gözağrımı da üzerini örtüp öptükten sonra işime gitmek için kapıya yöneldim.Almayı unuttuğum önlüğüm gözüme çarptı.Portmantoda asılı olan önlüğümü alıp kapıyı örttüm.Arabama bindim.İçimde tarifsiz bir mutluluk vardı.

Çocukluk hayalime,iş yerime,kendi ismimle açtığım çocuk onkoloji merkezine yaklaştıkça mutluluğuma heyecan da karışıyordu.Arabamı park edip karmaşık ama bir o kadar da güzel duygularla girdim hastanemin kapısından.İnsanlara yardım etmek,hele o küçücük bedenlerdeki hastalıkları yok etmek en büyük idealimdi.Kendimi bildim bileli onkolog olmak istiyordum.Kanser hastası olan çocuklara hastalığını unutturacak biçimde oyuncak,beceri sınıfları olan hatta içinde onlara zarar vermeyeceği kanıtlanmış hayvanlar olan kocaman bir hastane...Hayalim hasta çocuklara sadece doktor olmak değil; bir anne bir abla olabilmekti.İstediğim buydu ve oldu da.Hayal ettiğim her şeyi gerçekleştirdim.Şimdi sıra mesleğimi hakkını vererek sürdürmekteydi.Hastalarımın günlük tedavilerini yapıp üç çocuğumu iyileşmiş bir halde taburcu ettim.

Hastaneye geldiğimdeki mutluluğum ikiye katlanmıştı.Mesaim bitmişti eve gitmek için arabama bindim.Büyük kızım okuldan dönmüş ödevlerine başlamıştır bile diye düşündüm.Deniz’im ise yine ortalığa oyuncaklarını yaymış ortalarına oturup oyunlar oynuyordur.Bir an önce eve gitmek için sabırsızlanıyordum.Ben gidip yemekleri hazırlayana kadar eşimde evde olacaktı.Eşim de başarılı bir cerrah…Çok mutlu bir ailem var.Umarım her şey yolunda gider.Yorucu bir günün ardından nihayet evime gelebilmiştim.Eşimde benden hemen sonra içeri girdi.Ailecek yemeğimizi yerken bir yandan da sohbet ediyorduk.Büyük kızım Ada sevinçle dün olduğu sınavın notundan söz ediyordu.Küçük kızım Deniz ise kreşte yaptığı ailemizin resmini gösteriyor,ben ve eşim onları hayran hayran izliyorduk.Bir gün sonra seminer için İstanbul’a gidecektim.Bu benim için büyük bir fırsattı.Hem yeni bir şehir görmek hem de mesleğimle ilgili yeni bilgiler edinmek paha biçilemezdi…

Birden annemin sesini duydum “Seliiin! hadi uyan kızım; okula geç kalacaksın.” diyordu.Şaşkınlığımın üzerinden çok geçmeden zihnimde canlanan görüntünün gerçek değil rüya olduğunu anladım.Buruk bir gülümsemeyle gözlerimi açtım.Kalktım annem giyinmeme yardım etti.Okula gitmek için hazırdım.Tekerlekli sandalyeye oturup annemin beni götürmesini bekledim.Okula vardığımızda,rüyama ve hayallerime kavuşmak için yakın gelecekte yapmam gerekenleri gözden geçirdim.Öncelikle iyileşip bir an önce yürümeye başlamalıydım.Yürüyemeyen bir doktor her şekilde kısıtlanmış bir doktor olurdu.Ama ben öyle değil tam aksine sınırsız,ufku geniş bir doktor olmak istiyordum.Ve tabi iyileştikten sonra da iyi bir üniversiteyi kazanmalıydım.Bütün düşüncelerimi bir kenara itip işe ders çalışmakla başlamam gerektiği geldi aklıma.Bunun üzerine sınıfıma girdim,derslerimi dinleyerek hayatıma kaldığım yerden devam ettim…

Hayallerime nasıl kavuşacağımın planını yapmıştım.Fakat hayallerim bunlarla sınırlı değil…Ülkem için,insanlar için sadece doktor olmam çok az bir yarar sağlar.Benim istediğim,benim gibi düşünen insanlarla ülkemizi zamanın en iyi,en gelişmiş konuma eriştirmektir.Her alanda en yeni gelişmeler,en yeni buluşlar Türkiye’de olmalı…Bence en iyi,bilgili bilim adamları,aydınlar vs. bizden yetişmeli.Ben ilerde bir hastalığın yeni bir tedavi şeklini veya bir cihazın kullanım şeklini başka bir ülkede değil kendi ülkemde öğrenmek istiyorum.Seminerler için yurt dışına çıkmak değil Van’a,İzmir’e,Kayseri’ye gitmek istiyorum.Yapılan yarışmalarda alan sınırlaması olmaksızın bizim sporcularımız,bizim sanatçılarımız derece almalı.İnsanlar ister İngiliz ister Alman ister Hintli olsun bir resim bir heykel gördüğünde veya kulağına bir melodi geldiğinde aklına ilk gelecek şey Türk gücünün kalitesi olmalı.Tabi ki bunları yaparken,gelişirken birilerine benzeyerek değil kökümüzü,soyumuzu,gelenek ve göreneklerimizi unutmadan onlara uygun şekilde yapmalıyız.Tıpkı bir zamanlar Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı gibi.Kültür,sanat,bilim,dil,din her şeyde Türk’ün şan ve şerefini gururla yaşayıp övünerek…

Eminim bu sadece benim değil tüm Türk gençliğinin,Türk milletinin hedefidir.Ama bu hayalim tek başıma gerçekleştirebileceğim bir şey değil.Benim görevim bir an önce yürüyüp doktor olmak.Diğer arkadaşlarımın ise başka alanlarda gelişip milletimize,ülkemize yararlı olmaları.Ülkemizi istediğim, hayalimdeki düzeye getirmek için eğitime çok önem vermeliyiz.Bir milletin,devletin kalbi yöneticileridir.Her alanda eğitime,bilgiye her zaman ihtiyacımız var.Artık eskisi gibi kas,kuvvet gücü değil beyin gücü ön plandayken hedefe ulaşmak daha kolaylaşır.Türk milletinin ve benim ortak hayalimiz olan bu hedefe en kısa zamanda ulaşırız.”Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” özdeyişinin önemini bunu lafta bırakarak gölgelemeden, yapılacak eğitim ve öğretim etkinliğini gerçekten önemseyerek yaşamak…İşte asıl idealim…Bize düşen görev Atatürk’ünde söylediği gibi “ Türk övün,çalış,güven.” öğüdü doğrultusunda ileriye bakarak yürümek .


önceki eser / sonraki eser