Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:pantarei086
Eser sıra no:110223eser19


HERAKLEITOS’UN IRMAĞI

“ Açıklarda fırtına
telsiz işaretleri kayıp vapurlardan
yemyeşil sonsuzluğa akıyor
eriyip sabah yıldızları bir bir

Yaşlılar öldü
gençler yaşlanıyor
bebekler doğacak
her an kendini yenilemektedir
yeryüzünde insan… “

Attila İLHAN


Düşünebilen bir varlık olan insan, aslında bu yeteneğini de var olmasına borçludur. İnsan bu yönüyle diğer canlılardan ayrılır. Lâkin düşünmek bilmek anlamına gelmez. Daha doğrusu düşünmek bize her istediğimiz bilgiyi vermez. ‘Doğru bilgiye ulaşmak mümkün müdür?’ sorusu ise yüzyıllardır “doğru bilginin imkânı, problemi” adı altında tartışılan bir konudur. Oysa “doğru” olarak nitelendirdiklerimiz de zaman içerisinde değişmez mi?

Antikçağ Yunan düşüncesinin en parlak zekâsı olarak tanınan Herakleitos, bu konuda şöyle der: “Aynı ırmağa iki kez girilemez.” Bu hadisenin tekrarı mümkün değildir. Çünkü varlık zaman içerisinde sürekli olarak değişir. Irmağa girdiğiniz an üzerinizden akan sular artık sizden çok uzaktadır ve geriye dönüşleri söz konusu değildir. Yani tekrarı olmayan her anda ırmak değişir. Tıpkı hayat gibi… Zamanın da geriye dönüşü yoktur. Aynı ırmakta bulunsak bile herkesin üzerinden farklı sular geçer. Hissedilenler ve yaşananlar aynı değildir. Evren sürekli bir akış ve oluş halindedir. Bu hareketliliğin içinde değişim insan için kaçınılmazdır. Üzerimizden geçen her dalgada yani yaşadığımız her anda biz de farklılaşırız. Kısacası o artık aynı ırmak değildir, keza biz de aynı kişi…

Sisli bir günde yolda yürüdüğünüzü düşünün. Gördüğünüz beyaz bir toz bulutundan başka bir şey değildir. Oysa ilerisi için ikinizde korkunç bir tecessüs uyanmaktadır. Ama bir adım ilerisini görebilmek için yapabileceğiniz tek şey ileriye doğru bir adım atmaktır. İlerledikçe görüntünüz netleşir. Yolunuzda sizinle beraber kimler olduğunu ve bu kişilerin hayatınızdaki fonksiyonlarını öğrenmenizin tek metodu budur. Hayat da böyledir. Elbette geleceğe dair planlar tasarılar olacaktır, olmalıdır da; ama bunlar asla kesinlik ifade etmez. Kalıcı şeyler varmış sanısına kapılmamız değişmenin kuralsız değil de belli bir düzene ve ölçüye göre olması yüzündendir.
Oluş zıt kuvvetlerin aksi cereyanlarının bir kavgasıdır. Bu zıt mefhumlar arasındaki muntazam oyun devam etmeseydi dünya çekilmez bir hale bürünürdü. Toplumsal yaşam zıtlıkları bazen bünyesinde eritebilen bazen de zıtlığı eritmeye çalışarak ötekileştiren keyfi değil zaruri bir ihtiyaçtır insanlar için. Çünkü insanın doğası yalnız kalmasına olanak sağlamaz. Yaşam şeklimizi etkileyen hatta bazılarımızınkine şeklini veren toplum, bu etkileşimde önemli bir misyon üstlenir.

Toplumdaki gidişat, yaşanan çalkantılar, savaşlar, doğal afetler kısacası meydana gelen bütün sosyal, ekonomik ve kültürel değişimler toplumu dolayısıyla bizi etkiler. Şu an için hayalini kurduğumuz herhangi bir olgu yarın tercihlerimiz arasında bile yer almayabilir. Böyle bir değişim ve farklılaşım içerisinde geleceğe dair kesin hükümlerde bulunmak doğru değildir. Aslında tasarladıklarımız gelecekteki değil içinde bulunduğumuz andaki isteklerimizdir.
Gelecekteki yaşantıma dair hayaller kuruyorum zaman zaman. Ama şahsımda bulunan vasıfların ve tercihlerin zaman içerisinde değişeceğini de biliyorum. Tabi buna bağlı olarak yaptığım planların da… Çünkü “ben” dediğim varlığın kozmosla etkileşimi kaçınılmaz. Hepimiz Herakleitos’un ırmağındayız ve hiçbirimiz kendi değişimimize dahi engel olamayız.



önceki eser / sonraki eser