Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:şans307
Eser sıra no:110224eser01


UMUDA YÜRÜMEK

Yıl 2015; güzel bir haziran sabahı, okulun etrafındaki ağaçlara konmuş serçelerin seslerini duyuyorum. Güneş, bugün sanki daha bir parlak, bense heyecandan her zamanki gibi parmaklarımı sıkıştırıyorum. Etrafımdaki herkes bana tebessümle bakıyor. Biraz sonra ismimin okunduğunu duyuyorum. Arkadaşlarım beni itekleyerek sıradan ayırıyorlar. Aman Allah’ım; ben bugün Anadolu Lisesi’ni birincilikle bitirdim. Kürsüye giderken bir yandan da gözüm ailemin olduğu tarafa takılıyor. Kardeşim, kolunu annemin boynuna atmış, annemin kirpikleri ıslanmış, babam gururla beni izliyordu. Galiba onlar için iyi bir şey yapmıştım. Ya kendim için ne yapmıştım? Hayallerime hayat verecek ilk adımı atmış olmuştum.

Yıl 2040; yemyeşil çimlerin üzerine uzanmışım. Gökyüzü masmavi, bulutlar o maviliğin üzerinde nakış gibi duruyor. Ihlamur ağaçlarının kokusu burnuma mis gibi geliyor. Havada uçuşan kuşlar, neşeli şarkılar söylüyor. O sırada bir çocuk sesiyle yerimden doğruluyorum. Küçük bir kız çocuğu anne diye bana doğru koşuyor. Şaşkınlıkla etrafıma bakıyorum; ama etrafta benden başka kimseyi göremiyorum. Belli bir süre evlenmeyi düşünmüyordum. Çünkü evliliğin çoğu şeyi engellediğini düşünüyordum. Mesela; bir iş teklifi aldığında, eğer evliysen ve evli olduğun insanı geride bırakman gerekiyorsa, teklifi geri çevirmek zorunda kalırsın; ama evli değilsen bunu düşünmene hiç gerek kalmazdı.

Çocuğun arkasında yaşlı bir çift görüyorum. Bunlar benim annemle babam. Yıllar ne çabuk geçmiş. Hani ben üniversiteden önce bir yıl Amerika’da kalacaktım. Döndükten sonra tıp fakültesini, sonra da en çok istediğim beyin cerrahisi uzmanlığımı bitirecektim. Tabi bu arada biriktirdiğim harçlıklarımla her yaz tatilini farklı bir ülkede geçirerek dünya turumun ilk adımlarını da atmış olacaktım. Üniversiteye gittiğim süre boyunca biriktirdiğim parayla yurt dışına çıkmayı istiyorum. Hep dünyayı dolaşmak istemiştim. İlk olarak üç ay boyunca İstanbul’da yaşamak ve orada yaşamanın nasıl bir şey olduğunu görmek istiyordum. Hep merak etmişimdir, hep solumak istemişimdir İstanbul havasını. Sabahları boğaza bakan bir yerde çay içmek, akşamüzeri Kız Kulesi’nden gün batımını izlemek istemişimdir. Olacak; çünkü yapacağım. Daha sonraki yaz tatilimde de İtalya’ya gidip, orada da üç ay kalmak istiyordum; çünkü içimde İtalya’ya karşı hep bir ilgi olmuştur. Tüm bu dünyayı dolaşma hayallerimin yanında kardeşimin eğitim masraflarını da üzerime almak, gittiğim her yere onu da götürmek istiyordum. Lisede başladığım dalış eğitimimi de bitirip, profesyonel olarak dalmaya da devam edecektim.

14 yaşımdayken bu planlarımı anneme anlattığımda, harçlıklarını şimdiden biriktirmeye başlasan iyi olur demişti. Küçük kız çocuğu bana yaklaştıkça kafamda acaba bunların ne kadarını yapabildim diye yüzlerce soru dolaşıp duruyordu.

Kızımı kucağıma aldıktan sonra, etrafa daha dikkatli ve şaşkınlıkla bakıyorum. Demek ki teknoloji ve sanayi hızla gelişirken, insanoğlu doğayı korumayı başarabilmişti. Hala gökyüzü mavi, hava temiz, etraf yemyeşildi. Evet; gelecekte arzuladığım dünyada yaşıyordum. Annem ve babam yaşlanmış olsalar bile hala birbirlerine sevgiyle bakıyorlar ve hala benimleydiler. Bana baktıklarında ise liseden mezun olduğum günkü gibi gururlu ve sevgi doluydular.

Bu duygu selinin içinde, çantamdaki telefonun sesi ile biraz kendime geliyorum. Telefondaki asistanım. Beyin Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı olduğum üniversitede benimle bilgi paylaşımında bulunmak üzere beklediğimiz yabancı meslektaşlarımın, İstanbul’a indiklerini haber veriyordu. Ertesi gün onlarla bir toplantım vardı.

Ben Eylül Dilan Aydoğan, tam anlamıyla bir kitap kurduydum. Zor şartlar altında dahi üstesinden gelemeyeceğim hiçbir şey yoktu. Bulunduğum ortama çok çabuk adapte olabilirdim. Çalışınca her şeyin olacağına inanırdım. Bu özelliklerimi de çok severdim. Bana göre bir işi yapıyorsan onu mükemmel hale getirmen gerekirdi. Eğer bir kişi yaptığı işten hoşnut değilse, başarıyı asla yakalayamaz, bu nedenle herkesin sevdiği şeyi yapması bana daha doğru geliyordu. Galiba bu doğruyu ben kendim için başarmıştım.

Şimdi 44 yaşındayım, alanımda ciddi başarılara imza attım. Yurt dışından çeşitli teklifler aldım ve onları değerlendiriyorum. Hangisini seçmem gerektiğine karar vermeye çalışıyor ve her seferinde birini eliyorum, sonunda bana en uygununu buluyorum.

Bugün yapılan davranışlar, geleceğin içinden büyük parçalar taşır. Yani; bugün yapılan davranışlar geleceğimizin gidişatını değiştirebilir. İşte bu nedenle yapılacak her şey için iyice düşünülmesi gereklidir. Herkes gibi ben de geleceğimin iyi olmamasından korkuyordum. Üniversite sınavında yapacağım bir hata benim geleceğimin tüm gidişatını değiştirebilirdi. Gelecek her ne kadar öyle görünmese de karmaşadan oluşur ve her geçen saniye bir düzene girer. Kurulan hayaller ve gerçekleştirilen hayaller de bu karmaşanın bir düzene girmesinde etkilidir.


önceki eser / sonraki eser