Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:ütopya333
Eser sıra no:110219eser03


TÜRKİYE’DE GENÇ OLMAK

Ülkemdeki çoğu genç gibi gelecek kaygısı duyan ve bu kaygıyla birşeyler başarmaya çalışan gençlerdenim ben de.

Ülkemizde genç nüfus önemli sorunlarla karşı karşıya üstelik bu sorunlar kişisel donanım eksikliği ile açıklanamayacak kadar kapsamlı ve boyutlu sorunlar.Ülkemizde gençlerin içinde bulundukları en temel sorunların yoksulluk ve eğitimsizlikten kaynaklandığını hepimiz biliyoruz.Ailemiz,çevremiz,öğretmenlerimiz her zaman biz gençlerden toplumda belli bir statüye gelmemizi,bir meslek sahibi olmamızı isterler.Ancak ülkemizdeki gençler arasında bunu başarabilme oranı çok düşüktür.

Gençlerin diğer önemli sorunlarından biri de ev dışı yaşam alanlarının yetersiz olması.Gençlerin ev dışında kendilerini geliştirebilecekleri,ifade edebilecekleri birbirleriyle tanışıp sosyalleşebilecekleri ortamların sayısı çok kısıtlı.Bu tür ortamlar gençlerin hayata hazırlanması,bilinçlenmesi,kendilerini daha düzgün ifade edebilmeleri,birbirleriyle sağlıklı ilişkiler kurabilmeleri açısından oldukça önemlidir.Bu gibi faydalı ortamların kısıtlı olması maalesef ki gençleri birtakım zararlı alışkanlıklara sevk etmekte.

Eğitim bireylerin bilgili,kültürlü,sorgulayıcı bir insan olarak yetişmesi için verilir.Ancak bu durum ülkemizde biraz farklı.Ülkemizde eğitim ne için hangi amaçla yapılıyor? Biz gençlerin zihni açık,bilinçli,sorgulayıcı insanlar olarak yetişmemiz için mi yoksa her şeye boyun eğen,karşılaştığı her zorluğu kabullenen bireyler yapmak yani gençleri eğlileştirmek için mi yapılıyor? Üniversiteler çığ gibi çoğalıyor; ancak bunların şuan okuduğumuz liselerden ne farkı var diye düşünmüyor değilim.Çünkü içinde özgürlük olmayan,bilim üretilmeyen,öğretim üyesi yeterli olmayan üniversiteden mezun olsam bile ülkeme ne kadar yararlı olurum kaygısı taşımaktayım.Türkiye’de 20-24 yaş grubundaki genç işsizlerin %18,5’inin üniversite mezunu olduğunu biliyormuydunuz ?

Türk Devleti ve toplumu gençlik dönemini hemen atlatılması gereken zararlı ve tehlikeli bir süreç olarak görüyor.Toplumumuz gençlere potansiyel bir suç makinesi,yanlışlar yapabilen,aklı başında olmayan bireyler olarak bakıyor.Gençlerin böyle yarım insan gibi görülmesi biz gençlerin de kendimize olan güven duygusunu doğrudan etkilediğini düşünüyorum.Gençler böyle görülmenin yanında işlenilmesi gereken değerli bir elmas ya da verimli bir toprak gibi görülüp her türlü yatırım yapılsa ve gençlerle daha fazla ilgilenilse her genç daha farklı olmaz mı? Bunu başarabilmemiz için de devletimizin bu konuda daha fazla yoğunlaşması,gençlerin başarılı,kendine güvenen bir insan olarak yetişmeleri için birtakım politikalarına hız vermesi gerektiğini düşünüyorum.

Biz gençler daha doğmadan bir yarış içinde bulduk kendimizi.Yarışın her aşaması bize kim olduğumuzu ve kim olmak istediğimizi unutturdu.Çevremizi sarmış olumsuzluklar içinde tıpkı işsiz bir babanın hasta çocuğuna ilaç götürebilme telaşıydı gençlerin telaşı.Bir şeyler yapmaya çalışan ama elinden pek de bir şey gelmeyen.Bütün bu gerçekler biz gençlerin önüne çekilmiş simsiyah bir perde sanki.Geleceği göremiyor,hayaller kuramıyoruz.Günübirlik yaşıyoruz belki de yarının ne olacağını hesap etmeden…


önceki eser / sonraki eser