Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:venüs248
Eser sıra no:110221eser26


ADAM GİBİ YAŞAMAK

Yaşadın mı adam gibi yaşayacaksın; öylesine yaşayacaksın ki çevrendekiler ‘ne zevk’ diye imrenecekler sana. Bir işe el attın mı hakkıyla yapacaksın o işi. Her seferinde daha da bağlanarak yapacaksın. Altına imzanı gururla atacaksın. Soluksuz kalana kadar nefes alacaksın. Aldığın her nefeste on çoğalacak, bin çoğalacaksın; yararlı işler yapacaksın…

Her sabah, iyi ki bugün de uyandım, iyi ki bugün de yaşıyorum diye kalkmak güzel şey. Hevesle giyinmek, dakikaların hızlanması için elinden geleni yapmak ve koştura koştura işe gitmek. Sadece benim değil, işini seven birçok insanın yaptığı şeyler bunlar. Önce çevre dostu, elektrikli arabana bineceksin. Erken saatte, yol boş olmasına rağmen bütün kurallara uyarak gideceksin. Basamakları ikişer ikişer çıkıp odana gireceksin.

Önce bütün gününe bakacaksın, ameliyat dosyalarını tek tek inceleyeceksin. Hastalarınla bire bir ilgileneceksin. Üniversitedeki derslere asistanın değil, sen gireceksin. Öğrencilerine her detayı anlatacak, her uygulamayı birebir yaptıracaksın. Yoksa mezun olduklarında asistanların girdiği dersler konusunda hiçbir şey bilmezler ve birbirlerine ailelerini emanet etmeye korkarlar. İki ya da üç sene sonrasını düşünmek istemezler. Bu yüzden gençlerin üstünde duracaksın.
Hastaneye gelince daha katı olacaksın. Asistanlar tek bir püf nokta öğrenmek için peşinden koşacaklar. Öğrenene kadar hepsi gece gündüz çalışacak. Bütün işlere koşturacaksın onları… Canları çıkana kadar ameliyatlara girecekler. Deneyim kazanmaları kaçınılmaz olacak. On binlerce vaka arasında hamken pişip olgunlaşacaklar. Her şeye hazır olacaklar.
Kulağın hep anonslarda olacak. Acile gelen hastayı, büyük bir sabırla bekleyeceksin. Ambulanstan iner inmez teşhis koymaya başlayacaksın ki erken tedavi edebilesin. Bir de bakmışsın ki hastanın vücudunun yarısı yanmış, yüzü de tanınmıyor. Hemen ameliyata alacaksın.

Şimdi ameliyathanede, masanın üstünde, can çekişen bir hasta var. Onun yaşaması için elinden geleni yapacaksın. Önce hastanın kanamasını durdurup damarları onaracaksın. Hastanın kalbi durunca onu yaşatmak için elinden geleni yapacaksın. Sürekli deneyip onu geri döndüreceksin. Yaralarını tek tek kapatacaksın. Yani, başkasını seven birine aşık olan genç kız gibi olacaksın. Öylesine narin davranacaksın ki yaraları kapandıkça sana aşık olacak; hayata daha sıkı bağlanacak.

Sonra hastanın uyanmasını bekleyeceksin. Yaralanan derilerini tek tek onaracaksın. Öylesine ince çalışacaksın ki koparılan gelincik gibi yapraklarını dökmeyecek. Ayağa kalktığında ameliyat izlerinin farkına bile varmayacak. Böylece eski hayatına kusursuz bir şekilde devam etmiş olacak.Ve sen de bunun gururu ile eve gideceksin.

Kapıyı açıp içeri gireceksin büyük bir memnuniyetle. Oturacaksın koltuğa ve yazmaya başlayacaksın; olanı biteni yazacaksın. Yazdıklarına ruhunu katacaksın. Nasıl, ameliyatta o adama can verdiysen şimdi de kelimelere can vereceksin ve can bulacaksın satırlarda... Kelimelere renk gelecek, heyecan gelecek. Sen susacaksın, kalemin konuşacak. Bütün yorgunluğuna rağmen, geçeceksin aynanın karşısına; şarkı söyleyip dans edeceksin. Sonra da yatağına uzanıp şiir okuyacaksın; çünkü şiir gecenin rengi! Şiir, kalbinin hiç susmayan sesi!

Yaşadın mı dolu dolu yaşayacaksın
Ödün vermeden
Huzurlu ve rahat yaşayacaksın
Yapmak istediklerini özgürce yapacaksın
Ülken için yaşayacaksın
Sevdiklerin için nefes alacaksın
Sevdikçe de tekrar
Tekrar var olacaksın!


önceki eser / sonraki eser