Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:yankı246
Eser sıra no:110222eser17


GELECEĞE DAİR

Zor şeyleri başarıp kolaylara takılan bir nesiliz. Farkına vardıklarımızı görmezden gelmek ne kadar üzücü olsa da, farkına varmak için çabalayanların varlığı da umut vermektedir. Kendi çıkarları peşinde sürüklenen insanlar sonunda her susuşun bir bedeli olduğunu fark edeceklerdir. Kendilerinin de toplumun bir bireyi olduğunu hatırlayacaklar ve asıl hedefin de toplumun yararı olduğuna kanaat getireceklerdir.

Pragmatist bir taraftar olmak yalnızca sosyal çevrenin dışına itilerek sonuçlanmaktadır. Oysa hümanist tavır sergileyenler toplum tarafından fazlaca saygıyla karşılanır. Değer verdiği kadar değer görür her insan. Ne ekerse onu biçer.

Bencil akılların sömürüsüyle ne birey ne de toplum hiçbir şekilde ilerlemeyecektir. Suiistimal ve istismara uğrayan insanların fazla oluşu elbette bu bencil insanların varlığından kaynaklanmaktadır. Fakat sadece bu değil sorun. Haksızlığa uğrayan insanların hakkını aramaması, sorgulamaması da bu adaletsizliğin en önemli nedenlerindendir. Bu durum Orhan Veli’nin şu dizelerini aklımıza getiriyor:

“ Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı
Bir elinde cımbız
Bir elinde ayna
Umurunda mı dünya!”

Bunca haksızlıklar, süren aldatmacalar ve bunlar karşısında insanoğlunun akıl almaz vurdumduymazlığını gördükçe şairin bu dizeleri uzun süre belleğimizde yankılanacaktır.
Hala gelişmekte olan bir ülke olarak toplum yapımız oldukça gariptir. İnsanların kazançları arasındaki ekonomik uçurum ve bu uçuruma bağlı olarak sunulan sağlık, eğitim hizmetleri, kültür çeşitliliği, farklı bakış açıları buna örnektir. Birçok insan eşit bir dünya hayal eder. Fakat her zaman bazıları “daha eşit” olacaktır. Yine de bir şeyleri az da olsa değiştirmek, nihayetinde ilerlemektir. Düşünebilmek, düşünceni özgürce savunabilmek… Bunlar cesaret gerektirir ve bu denli cesarete sahip olanlar ne kadar da azdır. . Bu azınlık bile çoğaltır umutlarımızı.
Birçok insan toplumu kurtarmanın başta kendini kurtarmaktan geçtiğini söyler. Fakat bence bunu söyleyenler “kendini kurtarmak” lafını yanlış anlamaktadırlar. Kendini kurtarmak; farkına varabilmek ve eleştirebilmektir. İnsanlar bu yolla, kendi kurtuluşlarıyla toplumu da kurtarır. Bazıları bu kurtuluşu geleceğini yakmak diye nitelendirecektir. Doğru. Belki de gelecek yanar fakat Nazım Hikmet’in de dediği gibi: “ Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa…”

Kendi sözde kurtuluşlarını kollayan toplum bireyleri korkuyla bastırılma sonucu tam ortasında yer aldığı toplumu kurtarmayı boş vermektedir. Gerek benim yaşıtlarım gerekse benden sonrakiler bir gün bu korkuyu üstlerinden atacaklardır. Kendimden başlamalıyım bu işe, gelecek parlak, gelecek nesiller aydın olacak. Daha çok umursayan ve farkında olan bir insan olma dileğindeyim.

Küçük de olsa bir şeyleri aşmış, başarmış insanlar görüyorum ileride. Büyük bir çığa dönüşen kar taneleri gibi, küçük adımlarla ilerleyen ve en sonunda büyün başarılara ulaşacak, umut dolu insanlar.



önceki eser / sonraki eser