Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:yazar070
Eser sıra no:110221eser38


Büyük Yürekler ve Hayaller

Hep merak etmişimdir, şu doktorluğun büyüsünü… Efendim: ”Şöyle iyi para kazanırım, böyle ameliyat ederim.” diyenlerin bir sürü zırvalamalarla, insanları ve özellikle anne babaları etkiledikleri kanısındayım. Öyle olmasa, çocuklarını devamlı doktorluğa yöneltirler miydi? Neymiş; birazcık sıkacakmışsın dişini, mastırını bitirecekmişsin de taa sonra, iyi bir yerlere gelip hayatını yaşayacakmışsın. İyi tamam, hadi uzman olduğunu varsayalım. Peki, o nöbetler ve uykusuz geceler ne oluyor?

Hepimizin gelecekle ilgili, irili ufaklı hayalleri vardır ya… Kimimiz psikolog olmak ister, kimimiz mühendis, kimimiz avukat… Herhalde, bir büyük gelip de bana ilerde ne olmak istediğimi sorsa, cevabım hiç şüphesiz yazar olurdu… Ama öyle sıradan, bir iki şiir yazıp kendine şair süsü veren insanlardan değil; ünlü, gerçek yazarlardan söz ediyorum. Nazım Hikmet, Orhan Veli, Can Yücel gibi… Aslında bu soruyu zaman, zaman kendime sormadım da değil:

“Neden ünlü bir oyuncu, mimar ya da profesör değil de yazar?”

“Ben ilerde ajan olacağım” diyen çocuklar genelde izledikleri filmlerden etkilenip böyle bir hayale kapılıyor. Evet, düşündüm de mantıklı bir nedeni var sanırım. İnsan övgülerini seviyorum. Yazdığın basit bir şey de olsa: “Ay ne kadar güzel olmuş, bayıldım. Gerçekten çok yeteneklisin” gibi pohpohlanmalar kendime olan güvenimi artırıyor. Tanımlanamayan tuhaf ama çok güzel bir duygu…

Yaklaşık üç sene önce oldukça basit, okunabilir, korkuyla karışık bir macera kitabı yazmıştım. Olay, bir villada oturan gencin başından geçiyordu. Daha önceden orada yaşayıp, günün birinde esrarengiz bir biçimde ortadan kaybolan yaşlı adamın öyküsünü anlatmıştım. Eh, boş durur muyum tabi? Sonra bunu arkadaşlarıma göstermek, onların da fikirlerini almak istedim. Sonuç başarılıydı. Hatta öyle ki, bir ara işi ciddiye bindirip bastırmayı bile düşündüm. Bir gün, ünlü olanları gözümün önüne getirip dedim ki:”Ben neden herkes tarafından sevilip sayılan, ünlü bir yazar olmayayım?”

İşte, benim yazma tutkum da böyle başladı… İlerleyen zamanlarda yazılar, şiirler yazmaya başladım. İlk olanlar her zaman daha acemi ve komik oldu. Ama onları bile kaleme dökerken inanılmaz bir haz aldığımı fark ettim ve hayalimi gerçekleştirebilmek için yarışmalara katıldım. Ne yazık, olaylar gerçek hayatta çok daha farklı şekilde gelişti. Kazanamadım… Hiçbirinde bile. Verilen onurluluklara baktıkça gururlanmak, ödül töreni esnasında kopan alkışları bir kez olsun duymak istediğim halde… Yine de bunlar, çılgınca düşünceleri olan bir genç kızı yıldırmaya yetmedi.

“Büyük balık zor yakalanır” sözü de sanırım durumuma tıpa tıp uyuyor. Olsun, yine katılacağım, yine kaybedeceğim belki. Belki de şansım yaver gider kazanırım. Ama bir şeyden kesin eminim. Öyle sadece laflarda tıkılıp kalmayacak hayallerim. Büyüğü tamamlayan küçük ümit merdivenlerini ağır ağır çıkacağım ve sonunda başaracağım…

Geleceğimin, düşündüğüm gibi gelişmesini istiyorum. Bunun için daha çok çabalayacağım. Zaten yazdıkça isteğim de inancım da artıyor. Şimdilik düşündüklerimin mutluğuyla yaşıyorum.


önceki eser / sonraki eser