Konusu
: " Kendiniz, yakın ve uzak gelecekteki yaşamınız hakkında ne düşünüyorsunuz ? "


Yazar rumuzu:ygmr540
Eser sıra no:110223eser12


BUGÜNÜN ÖZETİDİR, GELECEK

Gelecek, herkesin umut yüklediği, beklediği, hemen gelmesini istediği ama ne getireceğini hiç kimsenin tam olarak bilemediği zaman dilimidir. 2011 yılındayım. Siyasi kargaşalar, çıkar peşinde harap insanlar, ünlü olmak için kendini satanlar, cinayet, işkence, insanlığın bittiği anlar hep burada. Gelecek farklı mı olacak? Herkes, ben de dahil bu yaşantı içinde kendimizi kaybedip, yok olacağız.

Ben kalemi sağlam, realist bir yazar olmak istiyorum. Eleştirmek istiyorum insanları
ömrüm yettiğince, sırf biraz düzelsinler diye.

Rahat yaşamak, lüks bir eve sahip olmak ve daha üstün olmak bir diğerinden… Benim insanlarda gördüğüm bu! Her türlü çıkar için, ufak zevkler için her şeyi yapıp sonra hazin sonlarına lanet yağdırıyorlar. Bu her zaman böyle. Değişmiyor. Değişmediğini okuduğum her kitapta yeniden görüyorum.

Nesiller değiştikçe, dil ve kültür de değişiyor. O kadar çok değişiyor ki 2 yıl öncesi insanlara 1 asır öncesi gibi uzak ve çağ dışı geliyor. Çoğu şey değişse de insanların kişilikleri değişmiyor. Her yüzyılda bu kişilikler bir başkasına aktarılarak devam ediyor.

Gelecek, geçmişini tanımayacak, sahip çıkmayacak. Ben bunları görüyorum 15 yaşında.

Değişen iklim, küresel ısınma her şeyden korkuyorum. Gelecek bir karanlık demek artık benim için.

İnsanlar, benim gözümde robotlaştı! Hissetmeden yaşıyorlar. Robotlaşmak… Bu konu için ilginç bir kavram. Konuya olan bağını bir örnekle göstereyim. Bir televizyon haberinde, sokakta, çarşafla yerde sürünerek yürüyen biri vardı. Bu duruma sadece çok az kişi dikkat etti. Devreye polisler girdi ve çarşaflı kişinin, bir üniversite öğrencisi olduğu anlaşıldı. Bu şekilde yürümesinin sebebi ise bir tez için araştırma yapmak. Amaçları ise, toplumun ilginç durumlara karşı tepkisini ölçmek. Kalabalık bir sokakta sadece 3-5 kişinin tepkisi robotlaştırma kavramını etkisizleştirmeye yetmiyor. Ben de bir gün gelecekte kaybolup, robota dönüşmek istemiyorum.

Şimdiden benim için çoğu şey anlam kaybına uğradı. Yazı yazarken heyecanlanan ve mutlu olan ben, artık hiçbir şey hissetmiyorum. Kaleme ve kağıda bakıyor, ruhumla tartışıyorum.

50 yıl sonra dünyayı karanlık hayal ediyorum. Çünkü dünyanın hali şu anda böyle iken, başka nasıl bir 50 yıl sonrası düşünebilirim? Çocuklara ve gençlere yarınlar gözüyle bakılırken ben bunları düşünüyorum. Bize bu günleri yaşattıktan sonra nasıl bir yarın bekliyorlar. İnsanlar makul değiller.

Sevgi yok, güven yok ve tutku yok. Dalga geçme havasında her şey. Boşuna yaşıyoruz. Kimse bir başkasını dinlemiyor. Bakışlarla titremek falan filan oldu artık. Şiirler de anlamını yitirdi.

Her insan bir söz söyler ki o sözü düşünür. Ama bir söz söyler ki o sözü düşünmez. Düşünerek yaşasam, insanlardan tiksineceğimi düşünüyorum. Ve çoğunlukla insanlardan tiksiniyorum. İmkanlar varken cahil kalmak, mutlu olmak varken mutsuz olmak. İnsanların çoğunun yaptığı şey sadece bu. Evet, beklide karamsarım. Ama ben neden karamsarım? Gelecek, bu, yani şimdiki durumdan etkilenmeyecek mi? Düşünüyorum. Çıkış çok az. Ama insanlara çıkışta ışık yakıp onları çağırmak istiyorum. Gelecekte yol gösterici safında olmalıyım. Sadece doğrularla.


önceki eser / sonraki eser